Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – İstanbul Valisi Davut Gül ile Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin (DYKD) ev sahipliğinde Tavşan Adası’nda yürütülen deniz koruma, restorasyon ve izleme çalışmalarını yerinde inceledi. Tavşan Adası’nda bulunan mercan resiflerinin restorasyonundan hayalet ağların toplanıp dönüştürülmesine kadar pek çok konuda çalışmalar yürüten Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin su altında ilmek ilmek inşa ettiği ‘gelecek’ modelinin COP31 sürecinde uluslararası kamuoyuyla paylaşılması değerlendirildi. Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın öncülüğünde küresel ölçekte büyüyen sıfır atık ve sürdürülebilirlik vizyonu, denizel ekosistemlerin korunmasına yönelik saha çalışmalarıyla çok daha güçlü şekilde sürdürülüyor. Bunun en önemli parçalardan biri olan temizlik ve restorasyon sürecine ise İstanbul açıklarındaki Tavşan Adası’nda bulunan mercan resifleri ev sahipliği ediyor. 2015’ten bu yana sürdürülen çalışmalar, Tavşan Adası ve çevresinde yürütülen bilimsel araştırma, aktif onarıcı restorasyon, hayalet ağlarla mücadele, Ranger sistemi, vatandaş bilimi ve teknoloji destekli izleme süreçlerini kapsıyor. Peki gelecek Tavşan Adası’nda nasıl inşa ediliyor?


SUYUN ALTINDA NAKIŞ GİBİ İŞLEDİLER: ‘SADECE MASADA DEĞİL SAHADA DA AKTİFİZ’

Solunum ve doğal yaşamın her süreci için oksijenin önemi yadsınamaz bir gerçek. Ancak oksijen kadar önemli, doğal süreçlerin ve canlı popülasyonunun ev sahibi olan mercan resiflerinin önemi henüz yeterince anlaşılmış değil. Oysa bu resifler, okyanus tabanının sadece yüzde 1’inden daha azını kaplamasına rağmen deniz yaşamının yaklaşık yüzde 25’ine ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle de ‘okyanusların yağmur ormanları’ diye adlandırılıyorlar. Bu kapsamda İstanbul Valisi Davut Gül, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı’nın katılımıyla Tavşan Adası’nda yürütülen bilimsel koruma, aktif restorasyon ve teknoloji destekli izleme çalışmalarını yerinde incelendi.DYKD’nin 2015 yılından bu yana Tavşan Adası ve çevresinde yürüttüğü bilimsel araştırma, aktif onarıcı restorasyon, hayalet ağlarla mücadele, Ranger sistemi, vatandaş bilimi ve teknoloji destekli izleme çalışmaları ve 2026’da başlatılan mor mercan (Paramuricea clavata) popülasyon güçlendirme çalışması sahada tanıtıldı.

Alıntı Metni

‘HAYALET’ ÖLDÜRÜR, ‘HAYAL-ET’ ÖLDÜRME! 360 BİN KİŞİNİN EKMEK KAPISI

Aslında piyasada kimse doğaya zarar vermek için ‘hayalet ağ’ satmaz. Çünkü hayalet ağ, insan eli yanlış değince ortaya çıkan bir katildir. İp ya da misina ağ olarak ikiye ayrılan bu ağlar, başta yalnızca balık avlamak için kullanılsa da düğüm olunca ya da bozulunca ne yazık ki bilinçsizce denize atılıyor. Ve suyun altında yıllarca balık ‘avlamaya’ devam ederek, popülasyonu azaltıp çevre kirliliğini artırıyor. Ne olursa olsun her başarının ardında birilerinin hayalleri olduğunu hatırlarsak, yıllardır kirliliğe sebep olan atıkları dönüştürecek gücümüz de olur. Bu kapsamda Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, “Kaynaklarımızı korumak, atığımızı azaltmak ve atığı yeniden ekonomiye kazandırmak var. Ancak bunun yanında güçlü bir önleme ve denetim mekanizmasına ihtiyacımız var. Vatandaşlarımız net olarak denizlerimizin ve nehirlerimizin plastik atıklarla kirletilmesini istemiyor. Biz plastik sektörümüzün gelişmesine karşı değiliz. Türkiye’de plastik sektöründe 360 bin insanın istihdam edildiğini biliyoruz. Bu sektörü temiz ham madde, biobozunur ve plastikler ile beraber yeni nesil üretim teknolojileriyle dönüştürmek istiyoruz. Sıfır Atık Vakfı olarak yine Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanımız, COP31 Başkanımız Sayın Murat Kurum’un liderliğinde son dönemde Akdeniz ve Ege kıyılarında, nehirlerde gözlenen plastik atık ve mikroplastik kirliliğine karşı kapsamlı bir saha çalışması da başlatıyoruz” diye konuştu.

Doğayı korumak adına kurulan hayaller de ilk meyvelerini verdi. Deniz koruma çalışmalarının önemli başlıklarından birini oluşturan hayalet ağlarla mücadele kapsamında da bugüne kadar deniz tabanından 650 bin metrekareden fazla hayalet ağ ve 3 tondan fazla kurşun çıkarıldı. Çıkarılan ağların bir bölümü ayrıştırılarak tarımsal örtü, çanta ve geri dönüştürülmüş hammadde olarak yeniden değerlendirildi. Böylece deniz temizliği ile döngüsel ekonomi yaklaşımının aynı uygulama zincirinde buluşturulduğu bir model oluşturuldu. Ziyarette, denizden çıkarılan atıkların yalnızca bertaraf edilmesi yerine yeniden ekonomiye kazandırılmasının, deniz ekosistemlerinin korunması ile Sıfır Atık yaklaşımı arasında güçlü bir bağ kurduğu ifade edildi.


TEMİZ ÇEVRENİN ANAHTARI ‘SIFIR ATIK’

İstanbul Valisi Davut Gül, doğadaki kirlenmenin belki de tek sebebinin insan olduğunu vurgulayarak, “İnsan baskısı ortadan kalktığında, kirlenme durduğunda doğa bir şekilde kendini yeniliyor. İşte burada Tavşan Adası’nda güzel örneklerimiz var. Kirlenmenin durması, bozulmanın durması ve daha önce kirlenenin de belli bir takvim içerisinde temizlenmesi mümkün. Bunu çeşitli bakanlıklarımız yapıyor. Devletin yaptığına sivil toplum kuruluşlarının destek olması, bu anlamda bir kültür oluşturulması için çalışması da en az kamunun yaptığı kadar kıymetli” dedi. Sayın Emine Erdoğan Himayesinde Sıfır Atık Vakfı’nın neredeyse her hafta, her ay dünya çapında ses getirecek etkinlikler yaptığını söyleyen Gül, “Bu şunu gösteriyor, sıfır atık meselesi, çevre meselesi sadece bir günlük, bir haftalık mesele ya da bir etkinlik değil. Bunun bir kültür oluşturması için, bir yaşam tarzı olarak kabul edilebilmesi için 7’den 70’e her birimizin sahiplenmesi ve içselleştirmesi gerekiyor” diye sözlerini noktaladı.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş: “Burada gördüğümüz sadece bir çevre projesi değil. Bilimin, kamu iradesinin, sivil toplumun, teknolojinin ve toplumun ortak bir hedef etrafında buluştuğunda neleri başarabileceğini gösteren önemli bir model. Sayın Valimizle beraber kamuoyuna sunduğumuz Plastik Atık Raporu’nda da ortaya koyduğumuz üzere plastik kirliliği sadece bir atık yönetimi meselesi değil, denizlerimizin, nehirlerimizin, toprağımızın ve insan sağlığının geleceğini ilgilendiren çok önemli bir mesele. Bugün burada gördüğümüz çalışma ise çözümün nasıl olması gerektiğini bize gösteriyor. Tavşan Adası’nda bilimsel araştırma, koruma, restorasyon ve sürekli izleme bir arada yürütülüyor.”

Alıntı Metni

TAVŞAN ADASI’NDA NELER YAPILDI?

Tavşan Adası ve çevresindeki yaklaşık 7,76 kilometrekarelik alanın 2021 yılında “Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edilmesinin ardından çalışmaların sona ermedi. Aksine koruma kararının sahadaki karşılığının oluşturulması amacıyla restorasyon, izleme, denetim ve alan yönetimi faaliyetleri sürdürüldü. Tavşan Adası ve Sivriada çevresinde bugüne kadar 700’ün üzerinde gorgon mercanı kolonisi üzerinde nakil ve restorasyon çalışması gerçekleştiren DYKD, sarı gorgonlarda uzun dönemli izlemelerde yaklaşık yüzde 80 yaşama başarısı kaydetti. Üstelik ilk izleme döneminde nakledilen kolonilerin tamamının yaşamını sürdürdüğü kayıt altına alındı. Ocak 2026’da ise Türkiye’de ilk kez mor mercan (Paramuricea clavata) popülasyonlarının güçlendirilmesine yönelik yeni bir restorasyon programı başlatıldı. Tavşan Adası mercanlarının restorasyon sürecinde bilimsel araştırmadan sürekli alan yönetimine uzanan bütüncül model ele alınarak su altındaki doğal yaşam ilmek ilmek işlendi. DYKD tarafından yaklaşık 11 yıldır yürütülen çalışmalar kapsamında; bilimsel araştırma → tehdidin tespiti → aktif restorasyon → kurumsal ve toplumsal iş birliği → hukuki koruma → sürekli izleme ve alan yönetimi zincirinin sahada uygulanabilir bir deniz koruma modeli oluşturduğu değerlendirildi.

DYKD ile Antalya Valiliği arasında yürütülen iş birliği kapsamında Antalya’nın Kemer ilçesindeki Üç Adalar, Tekirova ve Çıralı kıyılarını kapsayan yeni çalışma sürecinde; bölgenin denizel ve karasal ekosistem envanterinin oluşturulması, öncelikli habitatların haritalanması, biyolojik çeşitliliğin izlenmesi ve insan kaynaklı baskıların belirlenmesi hedefleniyor. Çalışmanın bilimsel boyutunun yanı sıra kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, balıkçılar, dalış merkezleri, turizm işletmeleri ve bölge halkının sürece dahil edilmesi planlanıyor. Özetle geleceğimizi korumak ve yeniden inşa etmek hepimizin fikrinde ve elinde!

İstanbul’da memuriyeti bıraktı, Marmaris’e taşındı! ‘Düşündüğünüz gibi değil… Mutlaka bir B planınız olsun’
Evini kentsel dönüşüme verecekler dikkat: Resmi Gazete’de yayımlandı! Bina yıkımlarında yeni dönem