
İtalya’nın Taranto kentinde, yıllarca akvaryumlarda ve beton havuzlarda yaşayan yunuslar için Avrupa’nın ilk deniz tabanlı sığınağı kuruluyor. Bu adımın kökeni ise 4 bin yıl önceye dayanıyor.
4 BİN YILLIK EFSANE
İtalya’nın güneyindeki Taranto kenti, binlerce yıllık geçmişinde önemli bir yere sahip olan yunuslarla bağını bu kez gerçek bir koruma projesiyle güçlendiriyor.
Amerikan yayın kuruluşu CNN’in haberine göre kentte, daha önce esaret altında yaşayan yunusların doğal deniz ortamına yeniden kavuşmasını sağlayacak Avrupa’nın ilk deniz tabanlı yunus sığınağı kuruluyor.
Yunan mitolojisine göre Taranto’nun hikayesi de bir yunusla başladı. Deniz tanrısı Poseidon’un oğlu Taras’ın gemisi, İtalya ile Yunanistan arasında seyrederken battı. Efsaneye göre Poseidon’un gönderdiği bir yunus Taras’ı kurtararak İyonya kıyılarına taşıdı. Taras da burada kendi adını verdiği kenti kurdu.
Yaklaşık 4 bin yıl sonra Taras, bugünkü Taranto’ya dönüşürken yunus kentin simgelerinden biri olmaya devam etti. Antik sikkelerden heykellere, kentin armasından futbol takımının logosuna kadar yunus figürü Taranto’nun birçok noktasında görülüyor.
AVRUPA’DA BİR İLK
Taranto Körfezi bugün de binlerce yunusa ev sahipliği yapıyor. Kent şimdi bu doğal yaşam alanını, yıllarını akvaryumlarda geçiren yunuslar için de kullanmaya hazırlanıyor.
San Paolo Adası yakınlarında kurulan San Paolo Dolphin Refuge, Avrupa’nın esaret altında yaşamış yunuslar için oluşturulan ilk deniz tabanlı sığınağı olacak.
Proje kapsamında yaklaşık 7 hektarlık bir alan ayrıldı. Sığınakta su ve hava kalitesini ölçen sensörlerin yanı sıra su altındaki ses seviyesini takip eden hidrofonlar ve kameralar bulunuyor.
Yapay zeka destekli sistem de çevresel verileri sürekli analiz ederek olağan dışı bir durum tespit edildiğinde biyologları uyaracak.
BETON HAVUZLARDAN DENİZE
Sığınağın ağırlıklı olarak Avrupa’daki akvaryum ve deniz parklarından getirilecek yunuslara ev sahipliği yapması planlanıyor. Özellikle Fransa’da Aralık 2026’da yürürlüğe girecek ve yunus ile balinaların kullanıldığı gösterileri yasaklayacak düzenlemenin ardından bazı hayvanların yeni yaşam alanlarına ihtiyaç duyacağı belirtiliyor.
Ancak yıllarca esaret altında yaşayan yunusların doğrudan doğaya bırakılması mümkün değil. Uzmanlara göre bu hayvanların kendi başlarına avlanmak ve açık denizde hayatta kalmak için gerekli becerileri kaybetmiş olma ihtimali bulunuyor.
Sığınağa başlangıçta yalnızca küçük bir yunus grubunun kabul edilmesi planlanıyor. Böylece uzmanlar, esaret altında yetişen hayvanların doğal deniz ortamındaki bakımının nasıl yapılması gerektiğini araştıracak.
YUNUSLAR HALKA AÇILMAYACAK
Sığınaktaki yunuslar turistik gösterilerin parçası olmayacak ve tesis doğrudan ziyaretçilere açılmayacak.
Bunun yerine Taranto’nun tarihi merkezindeki Kètos Deniz ve Deniz Memelileri Merkezi’nde özel bir gözlem alanı oluşturulacak. Araştırmacılar ve ziyaretçiler, dev ekranlar ve izleme sistemleri aracılığıyla yunusları buradan takip edebilecek.
Merkez aynı zamanda laboratuvarlara, kütüphaneye ve kendi başlarına avlanamayacak yunusların beslenmesi için kullanılacak balıkların saklanacağı özel alanlara sahip olacak.

