
Ankara’da hemşire olarak görev yapan Burcu Öztürk, yıllarca uyguladığı şok diyetlerden sonuç alamayınca obezite tedavisi için araştırma yapmaya başladı. 114 kiloya ulaşan Öztürk, yaptığı araştırmaların ardından laparoskopik sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı oldu. Öztürk, 9 ayda 42 kilo vererek 72 kiloya düştü. Fazla kiloları nedeniyle yaşadığı uyku ve günlük yaşam sorunlarından kurtulan Öztürk, ameliyatın ardından sağlığına ve yaşam kalitesine yeniden kavuştu.
‘SAĞLIKLI BESLENMEYİ VE YAŞAMAYI ÖĞRENDİM’
Burcu Öztürk, fazla kilolarının tüm yaşantısını etkilediğini belirterek, “Yıllarca kendimi aç bırakan şok diyetler denedim. Bu durum belli bir yerden sonra sağlığımı etkilemeye başladı. Fazla kilolarım yüzünden uyku kalitem, çalışma hayatım, günlük yaşamım etkileniyordu. Kendime istediğim kıyafetimi alamamaya başladığım zaman profesyonel bir destek almam gerektiğini düşündüm. Sağlık personeli de olmamdan kaynaklı uzun bir araştırma yaptım. Kararımı bir anda verdim. İlaç alerjilerim vardı ve ameliyat olmaktan çok korkuyordum. Birkaç doktor araştırdım ve Özgür hocam ve ekibine ulaştım. Özgür hocayla tanıştıktan 3 dakika sonra ameliyat olmaya karar verdim. Kafamda çok fazla soru işaretleri vardı. Hepsinde yardımcı oldular. Bu sayede sağlıklı beslenmeyi ve yaşamayı öğrendim” dedi.
‘YENİDEN DOĞMUŞ GİBİ HİSSEDİYORUM’
Ameliyat olmadan önce kaliteli uyumadığını, yorgun uyandığını belirten Öztürk, “42 kilo verdim. Hayatımdaki her şey değişti, değişmeyen tek şey ismim. Uykum, çalışma hayatım, düzenim, vücudum, nefes alışverişim her şeyim değişti. Ameliyat olmadan önce yorgun kalkıyordum. Uykum kaliteli değildi. Çalıştığım zaman ter içinde kalıyordum. Bunları ameliyatla beraber geride bıraktım. Bir tek ismim değişmedi, yüzüm bile değişti. Çok mutluyum. Bu süreçte dışarı çıktığımda zorlandım. Kişi, eski alışkanlıklarını kaybetmiyor. Mide küçük ama beyin hala obez. Hala o tatlıyı, yemeği canın istiyor. Sosyal ortamda zorlandım. Onun da alternatiflerini Özgür hoca sayesinde öğrendim. Hem kendisi hem de diyetisyenim çok güzel yönlendirdi. Şu anda kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Bu insanlara ütopik gelebilir ama yeniden doğmuş gibi hissediyorum. İsteyen kimse geç kalmasın. Özellikle kronik hastalıkların önüne geçmek için biraz erken başlanması gerekiyor diye düşünüyorum” diye konuştu.
‘FAZLA KİLOSU OLAN HERKESE OBEZİTE CERRAHİSİ UYGULAMIYORUZ’
Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özgür Sevim ise obezitenin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, “Türkiye’de nüfusun yüzde 21’i fazla kilolu veya obez sınıfına giriyor. Avrupa’nın en obez ülkesi şu an Türkiye. Dünyada da obezite sıralamasında 4’üncü sıradayız. Bu nedenle Türkiye’de obezite cerrahisi fazla uygulanmaktadır. Bu ameliyatı yapmamızın sebebi sağlıktır. Obezite başka hastalıklara sebep olabilecek sendromik bir hastalıktır. Obez bireylerde hipertansiyon, diyabet, uyku apnesi ve diz, eklem problemleri gibi hastalıkları görüyoruz ya da ilerleyen yıllarda muhakkak karşımıza çıkıyor. Biz obezitenin sebep olacağı kronik komplikasyonları engellemek için tedavisini yapıyoruz. Obezite, tedavi edilmesi gereken bir hastalık. Bunu kişinin vücut kitle endeksine göre planlıyoruz. Fazla kilosu olan her kişiye obezite cerrahisi uygulamıyoruz. Ek hastalıklarının olup olmadığını, obeziteye bağlı komplikasyon gelişip gelişmediğini değerlendiriyoruz. Yanlış diyet alışkanlıkları, sosyal medyada ya da yapay zeka ile üretilmiş diyetler üzerinden yapılan süreçlerde kişilerin bu süreçleri doğru yönetemeyince bazal metabolizma hızlarında düşme ve her seferinde giderek daha fazla kilo almaları görülüyor. Muhakkak uzman bir hekim ve diyetisyen tarafından takip edilmesi gerekiyor. Kişinin vücut kitle indeksi yüksekse uzman bir hekime, diyetisyene başvurup, doğru bir tedavi alması gerekmektedir” dedi.
‘SÜRECİ ÇOK GÜZEL YÖNETTİ’
Op. Dr. Sevim, Burcu’nun çok araştırma yaparak kendilerine ulaştığını söyleyerek, “Burcu’nun obeziteye bağlı prediyabet dönemi vardı, bunları yaşıyordu. Başta çok endişe ederek bu sürece girdi. Ama Burcu mükemmel uyumlu bir hastaydı, süreci çok güzel yönetti. Anlattığımız diyeti ve takiplerini hiç aksatmadı. Ameliyatı olur olmaz kişi kilo vermeye başlıyor. Birinci hafta kontrolünde yaklaşık 10 kilo vermiş oluyorlar. Şu ana kadar 42 kilo verdi, bunu da büyük oradan yağdan verdi. Kalan 3-4 aylık süreçte 6-7 kilo gibi bir yağ kaybı daha bekliyoruz. Önemli olan birinci yılın sonunda hastanın fazla kilosunun yüzde 80-90’ının verdirebilirsek istediğimiz kiloya ulaşmış oluyoruz” diye konuştu.
‘HASTANIN HER AY TAKİBİNİ SAĞLIYORUZ’
Diyetisyen Bengisu Akkaya ise ameliyattan sonra koruma döneminin oldukça önemli olduğunu belirterek, “Bizim en önemli amacımız, hastanın kiloyu kas kaybı olmadan yağdan vermesi. Tüp mide ameliyatı sonrasında koruma dönemi çok önemli. Hastanın midesinin yüzde 80’ni alınmış oluyor. Kalan yüzde 20’lik mide ile başa çıkmak oldukça önemli. Bu süreçte ilk 6 ay diyet takibi çok önemli. Hastamızı her ay kontrolde görmek istiyoruz. Her ay takibini sağlıyoruz. Kas kaybını önlemek, yağdan kilo vermesini sağlamak amacıyla beslenme planını oluşturuyoruz. Burcu şu an gayet sağlıklı. Kan değerleri açısından da gayet sağlıklı” dedi.

