MİLLİYET.COM.TR / Yunanistan’da Türkiye’ye ilişkin dikkat çeken bir analiz gündeme bomba gibi düştü. Ege ve Doğu Akdeniz’de değişen dengeleri mercek altına alan Yunan Profesör George Filis, Ankara’nın son yıllarda bölgedeki ağırlığını artırdığını ve attığı adımların yalnızca bugünü değil, gelecekteki güç dengelerini de şekillendirdiğini öne sürdü.

Pentapostagma’nın yayınına katılan Filis; deniz parklarından Mavi Vatan’a, Meis Adası’ndan Türkiye-Libya mutabakatına kadar uzanan birçok başlığı değerlendirdi. Filis’in çizdiği tablo, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de giderek daha belirleyici bir aktör haline geldiği yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.

Yunan profesörün iddiasına göre Ankara, geçmiş yıllarda elde ettiğini kazanımlarla yetinmek yerine bunları kalıcı hale getirecek yeni bir aşamaya hazırlanıyor.

‘SON OYUN YAKLAŞIYOR’

Konuşması sırasında Filis, “Türkiye bir son oyunun yaklaştığının farkında” diyerek Ankara’nın önümüzdeki dönemde yeni hamlelere hazırlanabileceğini öne sürdü.

Yunan profesöre göre Türkiye, bölgede bugüne kadar elde ettiğini düşündüğü kazanımları daha da sağlamlaştırmak istiyor. Filis “Ankara, Ege ve Doğu Akdeniz’de yalnızca mevcut dengelere tepki veren bir aktör değil, bölgesel denklemi kendi hamleleriyle etkileyebilen bir güç olarak görülüyor” ifadelerini kullandı.

Filis, bu nedenle Türkiye’nin son adımlarının tek tek gelişmeler olarak değil, daha geniş bir stratejinin parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

İlginizi Çekebilir

‘YALNIZCA ÇEVRE POLİTİKASI DEĞİL’

Filis’in analizinde Türkiye’nin deniz parkları da önemli bir yer tuttu. Yunan profesör, bu adımların yalnızca çevre politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini öne sürerek, Türkiye’nin “Mavi Vatan” yaklaşımı ve Doğu Akdeniz’deki hedefleriyle birlikte okunması gerektiğini söyledi.

Ankara’nın denizlerdeki etkinliğini artırmaya yönelik yaklaşımının Yunanistan açısından doğrudan sonuçlar doğurduğunu savunan Filis, egemenlik hakları, münhasır ekonomik bölge, karasuları ve Türkiye-Libya mutabakatını da aynı çerçevede ele aldı.

‘DOĞU AKDENİZ’DE KİLİT NOKTA’

Filis’in dikkat çektiği bir diğer başlık Meis Adası oldu. Doğu Akdeniz’deki konumu nedeniyle stratejik olarak adanın kilit noktada olduğunu ifade eden Yunan proseför, Türkiye ile Yunanistan arasındaki deniz yetki alanları tartışmasının en hassas noktalarından biri olarak yeniden gündeme geldiğini iddia etti.

Yunan profesörün değerlendirmelerinde dikkat çeken nokta ise Türkiye’nin bölgedeki hamlelerinin yarattığı etkinin yalnızca diplomatik alanda kalmadığı yönündeki vurgu oldu. Filis, olası bir krizde askeri kapasitenin de belirleyici olacağını savundu.

‘TÜRK GÜCÜNE KARŞI HAZIRLIKLI OLUNMALI’

Filis, Yunanistan’ın hava savunma kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini belirterek uçaksavar sistemleri ile balistik füze savunma kabiliyetlerinin yeniden konuşlandırılmasını “hayati” gördüğünü söyledi.

Bu çağrı, Yunan profesörün Türkiye’yi yalnızca siyasi ve diplomatik hamleleriyle değil, askeri kapasitesi ve bölgesel caydırıcılığıyla da hesaba katılan bir güç olarak değerlendirdiğini ortaya koydu.

Filis, Türkiye ile gelecekte yaşanabilecek olası bir kriz ihtimaline karşı Atina’nın hazırlıklı olması gerektiğini savundu.

‘İSRAİL İLE ASKERİ İTTİFAK KURMALIYIZ’

Analizin son bölümünde ise Ege ve Doğu Akdeniz’den Suriye’ye uzanan daha geniş bir denklem ele alındı.

Filis’e göre Suriye, Türkiye ile İsrail’in bölgedeki farklı hedeflerinin kesiştiği kritik bir nokta. Ankara ile Tel Aviv arasındaki rekabetin Suriye üzerinden yeni bir boyut kazanabileceğini öne süren Filis, Yunanistan’ın da bu değişen denklem karşısında pozisyonunu güçlendirmesi gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda Yunanistan ile İsrail arasındaki askeri işbirliğinin daha da geliştirilmesini savunan Filis, Atina’nın caydırıcılığını artırması gerektiğini belirterek “İsrail ile askeri ittifak kurmak zorundayız” dedi.

Avrupa’nın ortasında ‘sabotaj’ gerilimi!
Bu kez Suriye değil! ‘İsrail’i endişelendiren Türk hamlesi’: ‘Tel Aviv’i kıskaca alabilir’