Dünya ekonomisinin teknoloji ve sanayi gibi başat kaynaklarının yanına, giderek daha görünür hale gelen yaratıcılık ve kültür ekonomisinin güçlü şekilde yerleştiğini görüyoruz. Kültürün artık değer üreten ekonomik sermaye olduğunun anlaşılmasından bu yana, yaratıcı ekonominin ana kaynağı olduğunu söyleyebiliriz.

