Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu’na 2005 yılında başbakan olarak yaptığı ilk hitaptan bu yana 16. hitabını dün gerçekleştirdi. Erdoğan, hitabının büyük bölümünü Gazze ve Filistin’e ayırdı. Erdoğan, özetle şu mesajları verdi:

FİLİSTİN’İN SESİYİZ: 10 yıla yakın süredir BM Genel Sekreterliği görevini tarafsızlıkla hepsinden önemlisi cesaretle yürüten kıymetli dostum Sayın Guterres’e çabalarından dolayı tebriklerimizi, teşekkürlerimizi iletiyorum. Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim. Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin devletinin değerli başkanı Sayın Mahmut Abbas üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacak Filistin halkının bu mücadelesini, bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz.

DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇOCUK KABRİSTANI: Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak bu kürsüden bizim için vicdanımız parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım. Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir, aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.

ÖLDÜRMEYE DOYMAYAN SOYKIRIMCI ZİHNİYET: Kimse kusura bakmasın. Kimse gücenmesin. Bu Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir. Bu insani bir meseledir. Hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var.

BM GÖREVİNİ YAPAMIYOR: Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan BM Teşkilatı bu görevini icra edemez hale gelmiş daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir. Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını BM’ye bağlamış olanlar derin bir hayal kırıklığı içindedir.

GÜVENLİK KONSEYİ REFORME EDİLMELİ: Eğer BM’ye olan güven gerçekten arttırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir. Gazze’de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını İHA’ları, SİHA’ları değil özgürce süzülen uçurtmaları görecek. Lübnan’da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak. Asyalı emekçilerin alın teri vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek. Afrikalı kardeşlerimiz geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak. BM’ye güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir. 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki, ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.

“İSRAİL’E BASKI” ÇAĞRISI: İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum. Şunu artık herkes anlasın ve kabul etsin. Filistin devletini boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti’nin vücut bulacağı o güzel günleri, inşallah göreceğiz.

‘KKTC’de izolasyon artık son bulmalı’

KKTC’YE İZOLASYON SON BULMALI: Ege ve Doğu Akdeniz’de, mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini arzu ediyoruz. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu, KKTC’yi tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum.

TÜRKİYE’SİZ AVRUPA: Türkiye; gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir. Türkiye’nin, güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa’nın daha güçlü, daha güvenli olması, açık söylüyorum, mümkün değildir.

Erdoğan konuştu israil heyeti kaçtı!

■ Erdoğan’ın İsrail’i çok sert sözlerle eleştirdiği konuşması sürerken İsrail heyeti salondan ayrıldı. ■ Erdoğan’ın konuşması beklenenden uzun sürdü. Yaklaşık 35 dakika kürsüde kaldı. ■ Erdoğan konuşmasında Türk edebiyatının önemli şairlerinden Sezai Karakoç’un “Onlar sanıyorlar ki, Biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak” dizelerine de yer verdi.

Sanal medyayı salladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki 16’ncı hitabı, sanal medya platformlarında da yoğun ilgi gördü. Kullanıcılar, konuşmaya ilişkin paylaşımlarında “Adaletin Sesi Erdoğan”, “ErdoganTheVoiceOfJustice” ve “Dünya Beşten Büyüktür” etiketlerini kullandı. Söz konusu etiketlerle yüz binlerce paylaşım yapıldı, kısa sürede Türkiye ve dünya gündeminde ilk sıraya yükseldi.

‘Mehdi Eker’i aday gösterdik’

SIFIR ATIK HAREKETİ: Kasım ayında Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız. Zirvede özellikle iklim adaletinin öne çıkarılmasını sağlayacağız. Bu fırsattan istifadeyle, sizleri Zirveye davet ediyorum. Eşim Emine Erdoğan’ın 2017’de ‘Dünya Ortak Evimizdir’ diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi, o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü. İklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır. Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür. İklim değişikliği kadar büyük bir başka tehlike, tüketim hırsıyla israf kültürünün yaygınlaşmasıdır. Dünyada her yıl; 5,8 trilyon tabak yemek çöpe gitmekte, yani 2 milyar tonun üzerinde gıda israf edilmektedir. Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada, adaletten bahsedilemez. Türkiye olarak, gerek israfın önlenmesi çalışmalarına, gerekse küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı yapmaya hazırız. Bu anlayışla Mehmet Mehdi Eker’i, BM Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü’ne aday gösterdik.

‘Yapay zeka için hukiki çerçeve oluşturulmalı’

ANTİSEMİTİZM MESAJI: Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir. Yapay zekâ için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir. BM Uluslararası Yapay Zekâ Sözleşmesi’nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesi mühimdir.

‘Mazlumların hakkını savunacağız’

HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSMAYIZ: Tayyip Erdoğan olarak; vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim. Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz; ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz. Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir. Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir.