MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon soruşturmasıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, “Bilindiği gibi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında çok sayıda gözaltı ve tutuklama işlemi yapılmıştır. Ekonomi yetkilileri gelişmeleri fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelen ve finansal sistemimize sirayet eden herhangi bir riskin mevzu bahis olmadığı şeklinde değerlendirmişlerdir. Piyasa bozucu işlemlere karıştığı değerlendirilen kişiler hakkındaki hukuki sürecin devam ettiği, bu faaliyetlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik ise herhangi bir işlemin yapılmayacağı vurgulanmıştır. Finansal istikrar komitesi, gelişmelerin finansal sisteme ve reel ekonomiye olumsuz yansımaması için başta piyasanın ihtiyaç duyduğu likidite olmak üzere gereken tedbirlerin alındığını açıklanmıştır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da 28 Eylül 2026 günü yapılan Kabine Toplantısı sonrasındaki açıklamasında, fon krizine dair gerekli soruşturmaların yapıldığını belirterek, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçmek için gerekli çalışmaların yapıldığını vurgulamış, ister piyasa manipülasyonu ile ister borsa oyunları ile ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, ‘her kim milletin hakkına, malına, hukukuna el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur’ diyerek, söz konusu olanın ülkenin ekonomik güvenliği, refahı ise bunda en küçük bir tereddüt gösterilmeyeceğini kararlılıkla ifade etmiştir. Bugün de ilgili ekonomi kurumlarıyla yapılan toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan tarafından yapılan açıklamada aynı kararlılık vurgulanmış; ‘Devletin, milletin malına el uzatanlarla işimiz olmaz, hükümetimiz gündemine hakimdir, önemli kararlar aldık ve tüm kurumlarımızla meselenin üzerine gidiyoruz’ denilmiştir” ifadelerini kullandı.

İlginizi Çekebilir

‘TÜRKİYE’NİN HUZURUNA KASTETMEK İSTEYENLER DEVREDEDİR’

Bahçeli, bu gelişmeler karşısında iki hususun öne çıktığını ifade ederek, “Birincisi finansal piyasaların istikrarının devamı, ikincisi ise piyasa bozucu işlemlere tevessül edenlerden hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bir diğer husus ise mağdur edilen özellikle küçük yatırımcıların bu ve benzeri bir durumla karşılaşmaması için gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Yapılan açıklamalar bunları dikkate alan bir çerçevededir. Hal böyle iken Türkiye’nin ekonomide, diplomaside, siyasette ve en önemlisi ‘Terörsüz Türkiye’ yolunda milli birlik ve bütünleşmede ön aldığı, ivme kaydettiği bir dönemde Türkiye’nin huzuruna kastetmek isteyenler devrededir. Türkiye ekonomisine güvenin arttığı bir iklimi sabote etme, bu gelişmeleri hükümete özellikle de Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı yıpratmaya dönük bir kampanyaya çevirme çabası gözden kaçmamaktadır. Sayın Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu’nda milletçe göğsümüzü kabartan, tüm dünyanın hayranlığını uyandıran, hakkı adaleti savunan konuşması, akabinde de parti sözcüsü tarafından Cumhurbaşkanı adaylığının açıklanmasıyla saldırı süreci hızlanmıştır. Belediyelerdeki yolsuzluk ve ahlaksızlıklar diz boyuna çıktığı halde sesini çıkarmayanlar, bugün üzerine kararlı şekilde gidilen ve gerekli tedbirler alınarak Türkiye ekonomisinin istikrarsızlaştırılmasına fırsat verilmeyeceği belirtilen bir konuyu sürekli gündem yapmaları, piyasaları karıştırmak suretiyle Cumhur İttifakı’na yönelik açık bir saldırı girişimidir” dedi.

Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya’nın mal varlıklarınının dondurulması talep edildi

‘HÜKÜMETİMİZCE OLAYIN ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDİLMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUZ’

Bahçeli açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Hukuksuzluğa tevessül eden, kamu malına, yetim hakkına el uzatan kim veya kimler varsa kuşkusuz hesabını hukuk önünde vermelidir. Bu gelişmeler karşısında; Hükümetimizce olayın üzerine kararlılıkla gidilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Alınan kararları destekliyoruz. Bu yönüyle Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin arkasındayız. Fonlar üzerinden fitne yayarak toplumsal kutuplaşma ve ekonomik bölünme yaratmak isteyenlere fırsat verilmemelidir. Bu olayın Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na yönelik bir saldırıya ve iftiraya dönüşmesi önlenmelidir. Defaatle söylediğimiz gibi siyasette aklanma ve arınma sağlanmalı kimse töhmet altında kalmamalı, diğer yandan da sorumlular hukuk önünde hesabını vermelidir. Milliyetçi Hareket Partisi milletimizin hak ve hukukunu sonuna kadar korumaya kararlıdır. Milletimiz emin olsun, ekonomimiz güvende, kurumlarımız görevinin başındadır ve endişeye de gerek bulunmamaktadır.”

‘AK Parti adı gibi aktır’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nefsine yenik düşenle vedalaşırız
9 belediye başkanı AK Parti’ye katıldı! Rozetlerini Erdoğan taktı