Göksel Arsoy’un bilinmeyen hikayesi. Pilot olmak istedi, Yeşilçam’ın “Altın Çocuk”u oldu

Yeşilçam’ın “Altın Çocuk”u olarak tanınan Göksel Arsoy hayatını kaybetti. Pilot olmak isterken oyunculuğa adım atan Arsoy’un yıldızlığa uzanan hikayesi dikkat çekti.

Türk sinemasında 1950’li yıllardan itibaren çok sayıda yapımda rol alan Göksel Arsoy, 90 yaşında aramızdan ayrıldı. 

 

5 Ekim’de vefat eden Arsoy sevenlerini yasa boğarken, usta oyuncunun pilotluk hayalinden “Altın Çocuk” ünvanına uzanan hikayesi merak edildi.

SAMANYOLU FİLMİYLE TANINDI

15 Mart 1936’da Kayseri’de dünyaya gelen Göksel Arsoy, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğrenim gördüğü sırada Yeşilköy Havalimanı’nda çalıştı. Havaalanında çalışırken yakışıklığıyla herkesin dikkatini çeken Arsoy, yapımcı Fuat Rutkay ve yönetmen Sırrı Gültekin’in ilgisini çekerek ilk oyunculuk teklifin aldı.

 

Sarı saçları ve mavi gözleriyle döneminin diğer jönlerinden ayrılan Göksel Arsoy, 957’de “Kara Günlerim” filmiyle sinemaya adım attı.

 

Belgin Doruk ile başrolleri paylaştığı “Samanyolu” filmi kariyerinde dönüm noktası olan Arsoy, sonrasında Doruk’la 15 filmde rol aldı. İkili zamanla dönemin en sevilen çiftleri arasında yer aldı.

 

İkilinin uyumu, oyuncuların isimlerinin filmlerin önüne geçtiği star sisteminin de temellerini attı. 

“ALTIN ÇOCUK” LAKABINI HALİT REFİĞ TAKTI

Usta yönetmen Halit Refiğ’in kendisine sette “Altın Çocuk” diye seslenmesiyle bu ünvanı alan oyuncu, “Aşk Rüzgarı,” “Dost Bildiklerim”, “Altın Çocuk” başta olmak üzere sayısız filmde boy gösterdi.

 

Oyunculuğun yanı sıra yapımcı olarak da sinemada yer alan Göksel Arsoy, hava subayı ve jet pilotu olan babası Hava Harp Okulu’na gitmesine izin vermeyince pilotluk hayalinden vazgeçtiğini seneler sonra “Keşke pilot olsaydım” diye anlatmıştı.

Havacılığa olan ilgisini sinemaya taşıyan Arsoy, Türk sinemasının ilk havacılık filmlerinden biri olarak nitelendirdiği 1963 yapımı “Şafak Bekçileri”nde hem yapımcılığı üstlendi hem başrol oynadı. Arsoy, çekimler sırasında Hava Kuvvetleri’nin desteğiyle jet uçuşuna katıldı.

 

Oyunculuğunun yanı sıra müzik çalışmalarıyla da bilinen Göksel Arsoy, son olarak 2006’da “Unutulmayanlar” adlı filmde rol aldı.

 

Özel hayatını gözlerden uzak yaşamayı tercih eden Göksel Arsoy, 1957 yılında havaalanında çalışırken tanıştığı Soley Hanım ile 12 Nisan 1961’de evlendi. Arsoy’un 1963’te kızı Aşkım, 1965’te de oğlu Gökhan dünyaya geldi.

CENAZE TÖRENİ 7 EKİM’DE

Hastane yüzü görmeden, hiçbir ağrı, sızı ve eziyet çekmeden gittiği söylenen Göksel Arsoy’un cenaze töreniyle ilgili detayları kızı Aşkım Arsoy açıkladı. 

 

90 yaşında vefat eden Arsoy için 7 Ekim’de Barbaros Hayrettin Paşa Camisi’nde öğle vakti cenaze namazı kılınacak. Ardından sanatçının cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecek.

“TÜRK SİNEMASININ ALTIN ÇAĞINI BAŞLATMIŞ BİR AKTÖRDÜR”

Öte yandan Göksel Arsoy’un vefatı sonrası ünlü isimler de üzüntülerini sosyal medya üzerinden dile getirdi.

 

Derin bir üzüntü içerisinde olduğunu söyleyen Türkan Şoray, “Sinemaya ilk girdiğim yıllarda, beni hiç kimse tanımıyorken, Göksel Arsoy çok şöhretliydi. İkinci veya üçüncü filmimi onunla çevirme şansına sahip oldum. Onunla çevirdiğimiz ‘Aşk Rüzgârları’ filminde, seyirci ismimi bilmediği için “kara kız, kara kız” demeye başlamıştı. Benim yavaş yavaş tanınmamda, bu filmlerin etkisi olduğunu düşünüyorum. Onun için benim sinema kariyerim de Göksel Arsoy’un yeri ayrıdır. Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına da sabırlar diliyorum. Türk Sineması tarihinde her zaman yaşayacak” dedi.

 

Ediz Hun: Değerli sanatçı kardeşim Göksel Arsoy’un vefatından büyük üzüntü duyuyorum. Kendisi 60’lı yılların başında Belgin Doruk’la, daha sonraları Filiz Akın’la çevirdiği filmlerle Türk sinemasının altın çağını başlatmış bir aktördür. Sinemamızın gelişip kalkınmasına çok büyük katkıları olan bir sanatçıdır. Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Nurlar içinde olsun.

 

Ajda Pekkan da Arsoy ile bir fotoğrafını paylaşıp “Göksel Arsoy’un vefatıyla Türk Sineması çok değerli bir sanatçısını kaybetti. Onunla aynı dönemi, aynı sahneleri ve o güzel yılları paylaşmış olmak benim için çok kıymetliydi. Ardında unutulmayacak filmler, güzel anılar ve iz bırakan bir sanat mirası bıraktı. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm sinema camiasına başsağlığı diliyorum. Işıklar içinde uyusun” ifadelerini kullandı.

 

Nebahat Çehre: Çok değerli Göksel Arsoy’u kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Işıklar içinde uyu.

 

Hülya Koçyiğit de “Sinemamızın “Altın Çocuğu”, zarafeti, beyefendiliği ve unutulmaz filmleriyle Yeşilçam’ın en kıymetli isimlerinden sevgili Göksel Arsoy’u kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum. Yıllar boyunca aynı sinema dünyasının içinde nice güzel anıyı, dostluğu ve heyecanı paylaştık. Seni daima sevgiyle, güzel hatıralarla anacağım. Kıymetli ailesine, sevenlerine ve tüm sinema camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekânın cennet olsun sevgili Göksel… Seni hep o güzel gülüşünle hatırlayacağım” dedi.