Çelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

Bugün İzmir belediye başkanımızın Cemil beyin katılım törenini izledik. Kendisine hoş geldin diyoruz. İzmir daha güçlü şekilde tam koordinasyonla geleceğe iyi hizmetlerle bakacak. Görüldüğü gibi önceki partisindekilerin 2-3 gündür yaptığı sadece bir hakaret kampanyasından ibaret.

Açıkçası bütün bunlara bakıldığında o partilerde niye durulmaması gerektiğini, o partilerde niye hiçbir şekilde hizmet siyasetinin söz konusu olamayacağını gösteren bir üslubu her açıdan ve her zeminde kullanmaya devam ediyorlar. Biz Cemil Başkanımıza tekrardan ‘hoş geldiniz’ diyoruz.

Milli Görüş Hareketi’nin önemli isimlerinden Recai Kutan Bey’in vefat yıl dönümü. Gerçekten çok beyefendi, herkesin ‘ağabey’ dediği, çok tecrübeli birisiydi. Cenab-ı Allah’tan bir kere daha rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun.

Bugün çok değerli yol arkadaşımız, uzun yıllardır beraber siyaset yaptığımız ve gerçekten siyasi hayatımıza büyük kazanımlar getirilmiş olan Meclis Başkanvekilimiz, Bakanımız, Şanlıurfa Milletvekilimiz Bekir Bozdağ Bey bu görevi sağlık sorunları sebebiyle bıraktı. Bekir Bey’in bundan sonrasında daha güçlü bir şekilde, daha sağlıklı bir şekilde partimize, ülkemize hizmet etmeye devam edeceğine inanıyoruz. İnşallah daha güçlü şifalar bulacaktır. Kendisi 15 Temmuz’daki Fetullahçı terör örgütüne karşı Yüce Meclisin milli irade adına direnişinin kahramanlarından bir tanesidir. Ülkemizde milletvekili olarak, bakan olarak, Meclis Başkanvekili olarak büyük hizmetlere imza atmıştır. Tabii ki Bekir Bey’in tecrübesinden partimizin faydalanmaması diye bir şey söz konusu olamaz. Meclis Başkanvekilliğinden ayrıldıktan sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın takdirleriyle Genel Başkan Danışmanı olarak atanmışlardır. Bekir Bey bundan sonra Şanlıurfa Milletvekilimiz ve Genel Başkan Danışmanı olarak partimize, ülkemize, siyasi hayatımıza hizmet edecektir. Biliyorsunuz Genel Başkan Danışmalarımız doğal olarak MYK’mıza katılıyorlar ve katkıda bulunuyorlar.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE

Değerli arkadaşlarım, gündemimizin en önemli maddelerinden bir tanesi ‘Terörsüz Türkiye’ süreci. Bununla ilgili olarak partimizde kurduğumuz mekanizma en güçlü şekilde çalışmaya devam ediyor. Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili olarak kurulan kurul, komisyonlar kendi ritmi içerisinde çalışıyor.

Burada ayrıca işin Suriye boyutu ve Irak boyutunda da önemli gelişmeler var. Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının Çerçeve Yasa’nın yürürlüğe girdiğini ancak uygulanmadığını söyledikleri gerçeği yansıtmıyor. Zaten Çerçeve Yasa’nın kapsamında da var. Örgütün bir bütün halinde silahları bırakması, tüm yapılanmalarının faaliyetlerine son vermesi ve örgüt mensuplarının ortak mekanizma tarafından belirlenen yerlerde toplanmaları Çerçeve Yasa’nın uygulanmasının gerek şartıdır.

Bu şimdi Meclisimiz 467 gibi yüksek bir kabul ile bunun önünü açan bir düzenleme yapmıştır. Siyasi atmosferde buna yüksek bir destek vardır. Toplumsal destek son derece yüksektir. Bölgesel gelişmeler açısından ne kadar doğru bir tutum alındığı ortadadır. O yüzden doğru bir şekilde enforme etmek ve buna uygun bir dilin bütün siyasi partiler tarafından, bütün sivil toplum örgütleri tarafından kullanılması son derece önemlidir. Suriye’de SDG’nin kendisini feshetmesinden sonra ortaya çıkan tablo bu Terörsüz Türkiye’nin kazanımlarından biri olarak önümüze gelmiştir. Şu anda ikinci kazanım olarak Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin 11 Eylül’de yaptığı açıklamadır, buna da değinmiştim. Silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir süreç başlayacak. Böylece Sincar Dağı, Irak Devleti’nin kontrolüne geçecek. Bu da Terörsüz Türkiye’nin Irak boyutunda önemli bir gelişme olarak ortaya çıkacaktır.

Tabii merkezi Irak yönetiminin Sincar’da kontrolü sağlamasının arkasından, bu gerçekleştikten sonra 60 günlük bir süre içerisinde Başika Zelikan Kampı’nın kademeli olarak ülkemiz tarafından Irak güçlerine devredilmesi de, güçlerimiz tarafından Irak güçlerine devredilmesi de öngörülmektedir. Oraya gidişimizin belli sebepleri vardır. O sebeplerden bir tanesi o zamanki merkezi Irak hükümetinin Türkiye’ye dönük bu terör saldırılarını engelleyememesiydi. Şimdi Türkiye-Irak mutabakatı kapsamında eğer Sincar’ın kontrolü merkezi Irak yönetimine geçerse bir burada bir çalışma yapılıyor. Başika Zelikan Kampı’nın da merkezi Irak yönetimine devredilmesiyle ilgili bir çalışma yapılıyor. Bununla ilgili bir öngörü oluşturulmaya çalışılıyor. O tabii bütün bu gelişmelere ve bunun Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge sürecinin bu bahsettiğim Irak’taki yansımalarına göre gerçekleşecek bir meseledir.