
İngiltere Kralı 3. Charles, Karayipler’deki 7 ada ülkesinin istememesi halinde bu ülkelerdeki devlet başkanlığı görevinden vazgeçebileceğini duyurdu.
İngiltere Kralı 3. Charles, Karayipler’deki ada ülkelerinin istememesi halinde bu ülkelerdeki devlet başkanlığı görevinden ayrılabileceğini duyurdu.
Kraliyet yetkilileri, bölge halklarının monarşiyi bırakıp cumhuriyet kurma kararı alması durumunda Kral’ın bu iradenin karşısında durmayacağını açıkladı.
İngiltere hükümdarı, kendi ülkesinin yanı sıra dünya genelindeki 14 bağımsız ülkede daha devlet başkanı unvanını koruyor.
Bu ülkelerden yedisi Bahamalar, Jamaika, Grenada, Saint Lucia, Saint Vincent ve Grenadinler, Saint Kitts ve Nevis ile Antigua ve Barbuda adlarından oluşan Karayipler bölgesinde yer alıyor.
Kral’ın Karayipler turunu tamamlamasının ardından Daily Mail gazetesine konuşan üst düzey bir kraliyet danışmanı, sarayın tutumunu net bir dille ortaya koydu.
Kraliyet danışmanı, “Kral ve Kraliyet Ailesi, bu bölge halklarına onlar dilediği sürece hizmet etmek için oradadır. Ancak artık istemiyorlarsa, o zaman buna gerçekten tamamen açığız. Aile istendiği zaman hizmet eder, istenmiyorsa yeni bir düzenleme bulunabilir” dedi.
KARAYİPLER’DE İNGİLTERE’DEN KOPUŞ HIZLANDI
İngiliz basınına konuşan saray kaynakları, 2021 yılında İngiltere Kralı’nı devlet başkanı saymayı bırakıp cumhuriyete geçen ada ülkesi Barbados’u örnek gösterdi.
Bir kraliyet kaynağı, o dönem yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:
“Bunu nasıl yapacağımız konusunda mutabık kaldık. Kırgınlık olmadan yapılacaktı. Bizim için bunda kesinlikle hiçbir zorluk yok. Her şey tamamen ülkelerin ne yapmak istediğine bağlı. Kral’ın Barbados’un cumhuriyete geçişini kutlayan etkinliklere katılmaktan büyük memnuniyet duyduğunu görmüşsünüzdür.”
Kral Charles, tahta çıkmadan önce prens unvanıyla Karayipler’e onlarca gezi düzenlemişti.
Bahamalar, Guyana ile Antigua ve Barbuda’yı kapsayan son tur ise Charles’ın İngiltere Kralı sıfatıyla bölgeye yaptığı ilk resmi ziyaret oldu.
Diplomatlar, Kral’ın 8 günlük gezisini çevre koruma projeleri ve karşılıklı ticaret bağlarını güçlendirme hedefleri açısından başarılı buldu.
ZİYARET ÖNCESİ KÖLELİK GEÇMİŞİ TARTIŞMAYA AÇILDI
Resmi temaslar, İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın tarihi köle ticareti için resmi özür konusunu görüşmeye açma teklifiyle hareketlendi.
Önceki İngiliz hükümetlerinin özür dilemeyi dahi reddettiği biliniyordu.
Başbakan Burnham’ın bu tutumu değiştirmesi, Karayip ülkelerinin İngiltere’den milyarlarca sterlinlik tazminat talep etmesine yol açtı.
Antigua ve Barbuda Başbakanı Gaston Browne, pazar günü Kral Charles ile beraber kilise ayinine katıldıktan hemen sonra İngiliz televizyonu ITV News’e konuştu.
Kral Charles’a kişisel olarak saygı duyduğunu belirten Browne, ülkesini artık bir cumhuriyet olarak görmek istediğini söyledi.
Browne, açıklamasında “Ben bir cumhuriyetçiyim. Dolayısıyla kişisel görüşümü sorarsanız, Antigua ve Barbuda’nın bir cumhuriyet haline geldiğini görmek isterim. Ancak cumhuriyet olmak için belirli anayasal hükümlerin bulunduğunu ve son kararın halka ait olduğu gerçeğini kabul etmek zorundayım” ifadelerini kullandı.
Antigua ve Barbuda kanunlarına göre krallık sistemini kaldırıp cumhuriyet ilan etmek için ada halkının en az üçte ikisinin referandumda “evet” demesi gerekiyor.
Halk oylaması yapılana kadar Kral’ın görevde olduğunu kabul ettiğini belirten Browne, kölelik tazminatı ısrarını da sürdürdü.
Browne, İngiltere Başbakanı Burnham hakkında “İngiltere’deki siyasi durumu anlıyorum, onun için herhangi bir tazminat şeklini kabul etmek zor bir teklif olabilir ancak bu durum tazminat ihtiyacını ortadan kaldırmaz” değerlendirmesini yaptı.
SARAY İDARESİ SEÇİLMİŞ SİYASETÇİLERİN KARARINA KARIŞMIYOR
Kraliyet danışmanları, son 5 yılda 4 farklı başbakanla çalışan Kral Charles’ın siyasi liderlerle iyi ilişkiler kurmaya önem verdiğini dile getirdi.
Başbakan Burnham’ın tazminat açıklamalarını değerlendiren bir saray yetkilisi, “Bunu yapmaya tamamen hakkı var. Kendisi seçilmiş hükümetin başıdır. Seçilmiş siyasetçiler bunu yapmak istiyorsa, araya girmek bize düşmez” dedi.
Yetkili, kraliyet ailesinin geçmişteki köle ticareti bağları nedeniyle Kral’ın bizzat özür dileyip dilemeyeceği sorusuna ise temkinli yaklaştı.
Danışman, bu konuda “Kral Taht’tır, Taht devlettir, devlet de seçilmiş bir hükümet tarafından yönetilir. Dolayısıyla bu sürecin nasıl sonuçlanacağını görmemiz gerekiyor” yorumunu yaptı.

