
Merkezi İngiltere’de bulunan Belmond şirketi tarafından işletilen Venice Simplon Orient Express’in Paris-İstanbul-Paris güzergahında sefer yapan, Agatha Christie’nin “Doğu Ekspresi’nde Cinayet” adlı romanına da konu olan treni, Paris’ten yola çıktı. Tren, Almanya, Avusturya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye ulaştı.
Kapıkule Garı’ndaki yenileme çalışmaları nedeniyle burada duramayan tren, yolcular ve personelin pasaport kontrolü için Edirne Garı’na geldi.
Yolcuların valizleri x-ray taramasının ardından İstanbul’da konaklayacakları otellere götürülmek üzere kamyonlara yüklendi.
Tren yetkilisi Francesco Bonotto, gazetecilere, Venice Simplon Orient Express’in İstanbul’a bu yılki ikinci seferini gerçekleştirdiğini söyledi.
Yolculuğun 25 Eylül’de Paris’te başladığını belirten Bonotto, Budapeşte, Bükreş ve Varna’daki konaklamaların ardından 70’den fazla yolcuyla Kapıkule’den Türkiye’ye giriş yaptıklarını dile getirdi.
Treni ve yolculuğu özel yapan birçok faktörün bulunduğunu ifade eden Bonotto, “Bu seyahati günümüzde de gerçekleştiriyor olmak bu treni özel kılıyor. Yolcularımızın çoğunluk birkaç gün Türkiye’de kalacak.” dedi.
Günümüzde ulaşım fiyatlarının arttığını belirten Bonotto, “Fiyatlarımız pahalı ama konuklarımızdan aldığımız geri dönüşler bize doğru fiyat aralığında olduğumuzu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
“BU YOLCULUK BENİM İÇİN EVE GELMEK GİBİ”
Janan Benabud da Türkiye’ye ilk kez gelmediğini, babasının bir dönem Fas’ın Ankara büyükelçisi olarak görev yaptığını belirtti.
Türkiye’yi çok sevdiğini vurgulayan Benabud, “Bu yolculuk benim için eve gelmek gibi. Türkiye’de çok güzel anılarım var. Yolculuk muhteşemdi. Pera Palas’ta kalacağız, Topkapı ve Dolmabahçe sarayları, Mısır Çarşısı, Sultanahmet ve Masumiyet Müzesi’ni gezeceğiz.” dedi.
Trenin yolcularından 16 yıldır Almanya’da yaşayan Tansel Doğan da tarihi niteliği olan bir trenle yolculuk etmenin özel bir deneyim olduğunu söyledi.
7 farklı ülkeden geçip 4 başkenti görmenin değişik bir duygu olduğunu aktaran Doğan, “Çok güzel arkadaşlıklar edindik ve zamanda güzel bir yolculuk yaptık. 50. yaş günümü kutluyorum. Bu yolculuk eşimin bana doğum günü hediyesiydi. Böyle bir yolculuğu sağlıklı ve gençken yapmak istedik.” diye konuştu.
KOKOREÇ YİYECEK
Doğan’ın eşi Alman Stefan Schiessl ise yolculuğun güzel geçtiğini, her detayı çok beğendiğini belirtti.
İstanbul’a varmak için sabırsızlandığını dile getiren Schiessl, İstanbul’daki favori mekanına gidip kokoreç yemek istediğini ifade etti.
Pasaport kontrolü sonrası İstanbul’a doğru yola çıkan tren, 2 Ekim’de Paris’e dönecek.

