
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Semerkant’taki İMKON Rehabilitasyon Merkezi ve Çok Amaçlı Özel Okul Öncesi Eğitim Kurumunun açılışına katıldı. Özbekistan’ın Semerkant şehrinde gerçekleştirilen “Çocukların Refahına Yatırım Yapmak: Gelecek Nesillerin Sürdürülebilir ve Adil Kalkınmasına Giden Yol Dünya Zirvesi”nde bir konuşma yapan Emine Erdoğan, programın ardından İMKON Rehabilitasyon Merkezi ve Çok Amaçlı Özel Okul Öncesi Eğitim Kurumunun 5’incisinin açılış törenine iştirak etti.
Programda Emine Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Ziroat Mirziyoyeva ile kızı Özbekistan Ulusal Sosyal Koruma Ajansı Birinci Başkan Yardımcısı Shakhnoza Shavkatovna Mirziyoyeva, Lübnan Cumhurbaşkanı’nın eşi Nimet Avn, Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa, Kırgızistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Aygül Caparova, Başkurdistan Cumhuriyeti Başkanı’nın eşi Karine Habirova, Eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in eşi Tamara Vucic, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın kızı Leyla Aliyeva ve Pakistan Cumhurbaşkanı’nın kızı Asıfa Butto Zerdari’yle birlikte kurdele kesti.

Açılış programında okul öncesi eğitimi ve kapsamlı çocuk rehabilitasyonunu bir araya getiren İMKON merkezleri ağına ilişkin video gösterimi yapılarak, merkezin temel faaliyet alanları, eğitim ve rehabilitasyon koşulları, ebeveynlerin sürece katılımı ve elde edilen sonuçlara ilişkin bilgi paylaşıldı.
2-18 yaş aralığındaki 100’den fazla çocuğa hizmet sunulan rehabilitasyon bölümünün gezildiği programda, özel gelişim ihtiyaçları bulunan çocuklara yönelik kapsamlı rehabilitasyon sistemi, uzmanların çalışmaları ve merkezin teknik donanımı tanıtıldı.
Programda, bu bölümde yer alan masal terapisi odası, ince motor becerileri geliştirme odası, sosyal uyum odası, sanat terapisi odası, fizyoterapi odası, duyusal bütünleme odası ve parafin terapisi odası gibi alanlar ziyaret edilerek, burada eğitim alan özel gereksinimli bireylerle görüşüldü.

GRUP EĞİTİMİNDEN KISA BİR BÖLÜM SUNULDU
2-7 yaş aralığında 150 çocuğa hizmet verecek kapasiteye sahip okul öncesi eğitim bölümünün de tanıtımının yapıldığı programda, “Benim Anaokulum” temalı bir tasarım ve yapılandırma etkinliği gerçekleştirildi.
Çocukların bireysel gelişim hedefleri doğrultusunda seçilen materyallerin ve görevlerin kullanıldığı, gelişimi destekleyici ve düzeltici nitelikte bir grup eğitiminden de kısa bir bölüm sunulan programda, eğitimcilerin desteğiyle çocuklar tarafından hazırlanan hatıra eserleri misafirlere takdim edildi. Lider eşleri, programda yemekhaneyi ziyaret ederken, özel gereksinimli çocuklar için hazırlanan yemekleri inceledi.

Yemek tariflerinin yer aldığı kitaplar katılımcılara hediye olarak takdim edilirken, bu sırada Emine Erdoğan’ın öncülüğünde Cumhurbaşkanlığının himayesinde yayımlanan “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” kitabına da atıfta bulunuldu.
Ayrıca programda Ziroat ile Shakhnoza Shavkatovna Mirziyoyeva, Emine Erdoğan ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak’a gezi sırasında eşlik ederek merkez hakkında bilgi verdi.
Öğrenciler ve öğretmenlerle sohbet eden Emine Erdoğan, öğrencilerle yakından ilgilenerek hatıra fotoğrafı da çektirdi.

EMİNE ERDOĞAN’IN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI
Emine Erdoğan, programa ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Semerkant’ta kıymetli lider eşleriyle birlikte açılış kurdelesini kestikleri rehabilitasyon merkezli “İMKON” Özel Okul Öncesi Eğitim Kurumunun hayırlı olması dileğinde bulunarak, şunları kaydetti:

“Merkezin eğitim ve rehabilitasyon alanlarını gezerek özel gereksinimli çocuklarımıza sunulan imkanları yerinde inceledik. Burada her çocuğun gelişimi kendi ihtiyaçları doğrultusunda destekleniyor ve ona yeni becerilerle beraber hayata daha güçlü katılma fırsatı sunuluyor. Kardeş Özbekistan’ın evlatlarının geleceğine umut, anne babalarının yüreğine güç veren bu anlamlı girişimde emeği bulunan herkesi gönülden tebrik ediyorum.”

EMİNE ERDOĞAN, ‘ÖZBEKİSTAN’DA BEŞERİ SERMAYENİN GELİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK REFORMLAR’ KONULU SERGİYİ ZİYARET ETTİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, sanal medya hesabından yaptığı bir diğer paylaşımda, “Değerli lider eşleriyle birlikte ‘Özbekistan’da Beşeri Sermayenin Geliştirilmesine Yönelik Reformlar’ konulu sergiyi ziyaret ettik. Anne ve çocuk sağlığından eğitime, sosyal korumadan aile desteklerine uzanan alanlarda hayata geçirilen reformları ve bunların günlük yaşama yansımalarını inceledik.

Bu kapsamlı ve anlamlı sergide, çocukların gelişimini destekleyen ve toplumsal hayata katılımlarını güçlendiren çalışmaların somut sonuçlarını görmek memnuniyet vericiydi” ifadelerini kullandı.

ESRA ALBAYRAK:BİZDEN ALİ KUŞÇU’NUN CESARETİNİ BEKLİYOR DÜNYA ÇOCUKLARI
Öte yandan NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, “Yapay zeka çağının apaçık sayılan kabullerini sorgulamak ve insanın en çok da lehine kararlar almak cesaretini göstermek zorundayız. Yapay zeka algoritmaları neyi başarıyor? Kimin diliyle, kimin verisiyle düşünüyor? Bunları sormak zorundayız.” dedi.
Albayrak, Özbekistan’ın Semerkant şehrinde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Başkanı Khalilur Rahman, Lübnan Cumhurbaşkanı’nın eşi Nimet Avn, Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa, Kırgızistan Cumhurbaşkanı’nın eşi Aygül Caparova ve eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in eşi Tamara Vucic’in de katılımıyla düzenlenen “Çocukların Refahına Yatırım Yapmak: Gelecek Nesillerin Sürdürülebilir ve Adil Kalkınmasına Giden Yol Dünya Zirvesi” kapsamında gerçekleştirilen “Çocuklara Büyük Ölçekte Yatırım” başlıklı oturumda konuşma yaptı.
Zirvenin tüm dünya çocuklarına fayda sağlamasını dileyen Albayrak, Özbekistan Ulusal Sosyal Koruma Ajansı Birinci Başkan Yardımcısı Shakhnoza Shavkatovna Mirziyoyeva ve ekibine teşekkür etti.

Albayrak, İstanbul’dan Hive’ye, Hive’den Buhara’ya, Buhara’dan Semerkant’a uzanan ilim koridorunun yüzyıllar boyunca medeniyetin belki de en güçlü fikri damarlarından biri olduğunu belirterek, kendilerine düşen görevin bu koridoru hayırla ve gururla yad etmek kadar bugünün meseleleri etrafında yeniden hareketlendirmek olduğunu söyledi.
Semerkant’ın ilim mirasını düşündüğü zaman kendisine en çok ilham olan isimlerden birinin de Uluğ Bey’in öğrencisi Ali Kuşçu olduğunu dile getiren Albayrak, şöyle konuştu:
“Ali Kuşçu’nun hikayesinden neden ilham aldığıma gelince, onun çağında biliyorsunuz Aristo felsefesinden gelen bir yaklaşım vardı, dünyanın hareketsiz olduğuna inanılırdı. Bu tartışılmaz bir kabuldü aslında bilimsel çalışmalarda fakat Ali Kuşçu bu kabulü sorguladı. Sorgulayarak şunu söyledi: ‘Deney ve gözlem, dünyanın hareketsiz olduğunu kanıtlamaya yeterli değildir ve dünyanın hareket ediyor olduğunu kabullenmek de bilim dışı olmak zorunda değildir.’ Dolayısıyla sadece ön kabulleri sorgulayarak aslında astronomi biliminin önünü açmıştır Ali Kuşçu.”
Albayrak, bir sosyal bilimci olarak bunu neden önemsediğini vurgulamak istediğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Demek ki herkesin apaçık saydığı sonuçlar, bazen sorgulanması gereken ön kabulleri barındırıyor olabilir. Sosyal bilimlerde de gördüğümüz sonuçlarla onu üreten mekanizmayı sürekli çek etmek gerekir. Aynı sınıfın içinde 3 çocuk hayal edebilirsiniz. Bu 3 çocuğun da içine kapanıklık durumu yaşadığını görebilirsiniz ama biri akran zorbalığına uğramış olabilir, diğeri ekrana maruz kalmıştır kontrolsüz bir şekilde bundandır. Bir başkası geçim sıkıntısı yaşıyordur, bir başkası şiddete maruz kalmıştır. Dolayısıyla her 3’ü için de politikayı konuşurken farklı mekanizmaları işletmek zorundasınızdır. Çözümde farklı olmak zorundadır. İşte ben Semerkant’ın fikri mirasının bunu bize hatırlattığını görüyorum ve sosyal bilimciler olarak hazır cevaplardan önce doğru soruları sormayı, tekil açıklamalardan önce çoğul nedenselliklere odaklanmayı ve kabullerden önce tahkiki öncelememiz gerektiğini düşünüyorum.”
“BİZİM DÜŞÜNCE GELENEĞİMİZ BUNA FITRAT DİYOR”
Bugün sorulması gereken doğru sorunun “Bir çocuğu belirsizlikler ve hız karşısında bugün nasıl daha dayanıklı yetiştirebiliriz?” olduğunu düşündüğünü ifade eden Albayrak, “Bu soruyu hem 4 evlat annesi olarak hem bir sosyal bilimci ve eğitimci olarak soruyorum. Farklı ekollerin farklı cevaplar verdiğini de biliyorum. Modern pedagojiyi uzun yıllar meşgul eden bir yaklaşım vardı. Mesela ön kabuller dedik. Ön kabullerden bir tanesi çocuğun zihninin boş bir levha olduğunu uzun yıllar bize anlattı. Oysa gelişim bilimi bugün artık bunun doğru olmadığını, yeni doğan bir bebeğin annesinin sesini tanıyabildiğini, hatta ana dilinin ritmini ayırt edebildiğini bize gösteriyor. Bizim düşünce geleneğimiz buna fıtrat diyor. Fıtrat kavramı şunu söylüyor, insan bir fıtratla doğar ve hayat da bu fıtratı bozmadan tekamüle erdirme yolculuğudur.” değerlendirmesinde bulundu.
Albayrak, “Çocuğun iyi oluşunun bedenen, zihnen, ruhen ve ahlaken gelişimini kuşatması gerektiğini, ailesiyle, toplumla ve belki daha önemlisi bunlardan ve bunlarla beraber ancak gerçekleşecek bir şey, yaratılış gayesiyle barışık bir ilişki içinde olması gerektiğini düşünüyorum. Bu ilişkiyi kuramayan çocukların da iyi oluş hallerinin bir şekilde sekteye uğradığını görüyoruz. Ne var ki bugünün dünyasında da şunları gözlemlemek mümkün, bu ilişkilere meydan okuyan bir dalgayla karşı karşıyayız.” diye konuştu.

“ŞİMDİ İKİNCİ EVREDE YAPAY ZEKAYI KONUŞUYORUZ”
“Çocuklarımızın iyi oluş hallerini tehdit eden algoritmalar maalesef insanın ihtiyacına değil, insanın odağına ve verisine talip bir şekilde çalışıyor. Dolayısıyla dikkatimizi esir alırken irade gücümüzü de zayıflatıyor.” diyen Albayrak, şunları kaydetti:
“Dalganın ilk evresinde sosyal medya gerçek bağları taklit eden bir bağlılık illüzyonu oluşturarak çocuklarımızı bağımlı hale getirdi ve çocuğun düşünce, dil ve duygu bütünlüğünü besleyen gerçek ilişkilerini maalesef zayıflattı. Şimdi ikinci evrede yapay zekayı konuşuyoruz. Aslında bu mecrada çocuklarımızın güvenliğini yeniden düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu çağda çocuklarımızı korumak, onları her riskten uzak tutmak anlamına elbette gelmiyor ancak onları dayanıklı yetiştirmekle mümkün olabileceğine inanıyorum.”

Albayrak, çocukların yaşadıkları çağın edilgen değil, aktif birer öznesi olmaları isteniyorsa erken dönem çocukluğa yatırım yapılmasının zorunlu olduğunu ifade ederek, “Bunun da bana göre en önemli kollarından bir tanesi sistematik düşünce eğitimi. Zira düşünme kapasitesine sahip olmak onu iyi kullanmayı garanti etmiyor. Çocuk önce kavramlarla çalışmayı, karşılaştırmayı, sınıflandırmayı, gerekçe göstermeyi ve doğru sorular sormayı öğrenmelidir.” diye konuştu.
Ali Kuşçu’nun, herkesin durduğuna inandığı dünyanın dönebileceğini düşünmeyi cesaret ettiğini belirten Albayrak, şöyle devam etti: “Bugün bizden istenen de benzer bir cesaret sanıyorum. Yapay zeka çağının apaçık sayılan kabullerini sorgulamak ve insanın en çok da lehine kararlar almak cesaretini göstermek zorundayız. Yapay zeka algoritmaları neyi başarıyor? Kimin diliyle, kimin verisiyle düşünüyor? Bunları sormak zorundayız. Aslında burada şunu vurgulamak isterim, öğretmekten çok korumaktan söz ediyorum. Kabulleri sorgulama kabiliyetine en çok da çocuklar sahiptir. Çocuk fıtratı gereği sürekli ‘Neden?’ diye sorar. Bu kabiliyeti zamanla gölgeleyen biz yetişkinleriz çoğu zaman.”
Albayrak, arzularının bu fıtri merakı korumak olduğunu ve bu soruları bütün çocukların lehine sorabilmeyi ümit ettiğini kaydederek, “Bugün Gazze’nin, Lübnan’ın, Myanmar’ın çocukları bence bizden tam olarak bunu bekliyor. İnsanın insanla göz hizasında buluşmasını engelleyen, gücün adaletsiz kullanımını meşrulaştıran korkunç kabulleri hep beraber sorgulamamızı bekliyor. Bizden Ali Kuşçu’nun cesaretini bekliyor dünya çocukları.” dedi.
BM Genel Sekreteri’nin Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Dr. Najat Maalla M’jid’in moderatörlüğünü yaptığı programda, Albayrak’ın yanı sıra Sri Lanka Kadın ve Çocuk İşleri Bakan Yardımcısı Namal Sudarshana, Dünya Bankası Orta Asya Bölge Direktörü Najy Benhassine, Çocukluktan Sorumlu Yüksek Komiseri Sarah El Hairy, World Vision International’da Kamu Politikası ve Etkiden Sorumlu Kıdemli Direktör Tamara Tutnjevic ve Pakistan’daki Oasis Otizm Vakfı Kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Ayesha Haroon’un aralarında bulunduğu konuşmacılar yer aldı.
Oturumda, Nijerya Kadın İşleri ve Sosyal Kalkınma Bakanı İmaan Sulaiman İbrahim’in video mesajı izletildi.


