
20 bin liralık bir cihazın eksikliği Marmara’daki deniz kazasının asıl nedeni olabilir. Bilirkişi raporu, bir dizi ihmali sıralarken, Tuğberk İmamoglu gemisindeki AIS cihazı sorunu da öne çıkıyor.
10 kişilik mürettebatıyla Marmara Denizi’nde batan Tuğberk İmamoğlu yük gemisine yönelik kapsamlı soruşturma sürüyor. Savcılığın talebi üzerine hazırlanan ön tespit raporu facianın nasıl yaşandığını büyük ölçüde anlatıyor. 3 Eylül 2026 tarihli bilirkişi ön tespit raporunun sonuç bölümü şöyle;
MARMARA’DAKİ GEMİ KAZASININ ÖN RAPORU
“02 Eylül 2026 günü saat 03:13 sularında Marmara Denizi Trafik Ayrım Şeridi üzerinde meydana gelen çatışma (deniz kazası) neticesinde, Tuğberk İmamoğlu gemisi iskele tarafından hasarı alarak süratle batmış; mürettebatından halen haber alınamamaktadır. “
“Eldeki M/T ALSU gemisine ait kısıtlı ECDIS playback verileri, olay anındaki jurnal kayıtları, gemi adamlarının ifadeleri ve geminin Bridge Management Manual (BMM) kuralları çerçevesinde yapılan ön incelemede; kazanın hem M/T ALSU’da tespit edilen köprü üstü seyir emniyeti organizasyonu ihlalleri (Watch Condition B ihlali, tek ve tecrübesiz zabit bırakılması, gözcü bulunmaması) hem de Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazının kapalı/ arızalı/ ya da dış müdahale sonucu yeterli çalışmaması ve şimdilik elde edilebilen telsiz mutabakatına aykırı tehlikeli sancağa dönüş manevraları gerçekleştirmesi sonucunda çift taraflı ağır durumsal farkındalık kaybı ile meydana geldiği tespit edilmiştir.”
Kazanın hemen ardından hazırlanan bu rapor, personel hatalarının yanısıra, gemilerin seyir için sahip olması gereken teknik donanım açısından da büyük eksikliğe işaret ediyor. Rapora göre felaket, birçok olumsuz faktörün ardı ardına gelişmesi üzerine yaşandı, insan hatalarının yanısıra elektronik donanım eksikliği kazayı neredeyse kaçınılmaz kıldı.
FİYATI 20 BİN LİRADAN BAŞLIYOR
AIS cihazının fiyatı 20 bin liradan başlıyor, nitelik, marka ve kalitesine göre 100 bin liraya ulaşabiliyor.
Rapordan çıkan sonuçlardan birisi, Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS verisi göndermemesi. Türk deniz düzenlemeleri kapsamında belirli bir büyüklüğün üzerindeki bütün gemiler otomatik tanımlama sistemi olarak çalışan bu cihazı bulundurmak zorunda. Bu cihaz, basit olarak, geminin hız, rota ve kimlik bilgilerini radyo dalgalarıyla çevredeki gemilere bildiriyor. İmamoğlu gemisi bu veriyi göndermediği için çevredeki gemiler için görünmez ve tanınmaz hale gelmiş olabilir.
Bilirkişi heyetinin ön raporunda, bu cihazın durumu, “Kapalı, arızalı veya dış müdahale nedeniyle” yeterli şekilde çalışamaz olarak tanımlandı. Tuğberk İmamoğlu gibi bir gemide bu sistemin bulunmaması imkansız, zaten rapor, cihazın farklı nedenlerle işlevsiz olduğuna işaret ediyor.
RADARDA SADECE İZ OLARAK GÖRÜNDÜ
Cihazın yarattığı sorun kaza sırasında kendisini nasıl gösterdi? Rapora göre kaza 2 Eylül 2026 tarihinde saat 03.13’te meydana geldi. Kazadan kısa süre önce, saat 03.08 sıralarında Tuğberk İmamoğlu gemisi, AIS verisi göndermiyordu.
Raporun saat 03.06’da gemilerin durumunu irdeleyen “Tespit ve Görünmezlik” başlığında, “1.8 mil mesafede, Tuğberk İmamoğlu gemisi AIS’i verisi alınmadığı için ALSU’nun ECDIS ekranında sadece radar ekosu (‘Missing Echo’) olarak rotasında 7.2 knot hızla ilerleyen bir hedef şeklinde belirmektedir. AIS’in veri göndermemesi, kimlik tespiti ve erken geçiş planlamasını imkansız hale getirmiştir.”
HIZ, KİMLİK VE ROTA BİLGİSİ VERMEDİ
Bu ifade, Tuğberk İmamoğlu ile çarpışan Alsu gemisinin seyir cihazları açısından diğer gemiyi görebildiğini ancak kimlik ve sürati rotası gibi bilgelere tam sahip olamadığını da anlatıyor olabilir. Denizdeki seyir kurallarına göre, gemiler sürat ve rota bilgilerine bakarak çatışabilecekleri gemilere göre önlem alıyor, hızlarını artıyor, rotalarını değiştiriyor veya yavaşlıyor, Rapora göre, Tuğberk İmamoğlu, AIS veriyi göndermediği için Alsu’nun radarlarında sadece bir iz olarak görünüyordu.
Raporda gemiler arasında telsiz üzerinden bir bağlantı kurulduğu bilgisine de yer verildi, ancak bu sırada seyir sistemleri açısından sorun yaşanıyordu. Kazadan 4 dakika önce ALSU’nun 2. Zabiti Murat Evciman ile telsizle Tuğberk İmamoğlu arasında bağlantı kuruldu. Tuğberk İmamoğlu gemisi kaptanı Alsu’yu telsizle aradı ve manevra yapmasını istedi. Tuğberk İmamoğlu gemisi, kendisi veri göndermemesine karşın Alsu’nun gönderdiği verileri görebiliyordu.
Evciman’ın verdiği bilgi ve iddiası rapora aktarılırken, “Karşı tarafın ‘iskeleye kaçın’ talebi üzerine ALSU’nun rotasını iskeleye doğru değiştirmeye başladığını beyan etmektedir.” denildi. Evciman’ın bu iddiasına göre, Alsu, Tuğberk İmamoğlu gemisinin varlığını bu bağlantı sonrasında tam olarak fark etti. AIS sistemi çalışmayan Tuğberk İmamoğlu’nun geçe yarısı Alsu’yu fark etmesi ve manevra yapmasını istemesi de dikkat çekiyor.
İKİNCİ ELEKTRONİK SİSTEMDE SORUNLU ÇALIŞIYORDU
Gemiler ECDIS, Elektronik Harita Görüntüleme ve Bilgi Sistemi olarak bilinen bir sistemi haritalar yerine kullanılıyor. Bilirkişi ön tespit raporuna göre, bu sistemin çalışmasında da sorun vardı. Tuğberk İmamoğlu gemisi, kazadan çok kısa süre önce, Alsu ile temasa geçtiğinde, zaten radarda bir iz olarak görünüyordu Raporda ikinci bir seyir sisteminde de bir sorun yaşanıldığı, be telsiz temasının ardından Alsu bu istek üzerine, rotasını kendi soluna doğru çevirmeye başladığı, Alsu rotasını çevirirken Tuğberk İmamoğlu ECDIS sisteminden kaybolduğu bilgisi yer aldı. Tuğberk İmamoğlu bu sistemde aniden yeniden belirdi ve rapora göre Alsu ile yaptıkları görüşmenin tersine, sancak yani kendi sağına dönmeye başladı. Tuğberk İmamoğlu gemisi bu sırada hızını 5;8 knot’a düşürdü, Alsu ise ona göre biraz daha süratle 7 knot ile yoluna devam ediyordu.
İNSAN HATASI, DENEYİM EKSİKLİĞİ VE CİHAZ ARIZALARI
Bilirkişi raporuna göre Alsu değil, diğer gemi Tuğberk İmamoğlu Alsu’ya sancak baş omuzundan çarptı.
Bilirkişi heyeti bu savrulma sonrasında geminin neden battığının ayrıca incelenmesi gerektiğini ve yükleme durumunun incelenmesi gerektiğini raporuna not düştü. Ön rapor savcılık tarafından da inceleniyor. Gemilerin yük durumu, yüklerin yanlış yerleştiril yerleştirilmediği, gemilerin denize elverişlilik testlerinin kim tarafından yapıldığı, seyir elektroniklerinin kalibre ve ayarlarının tam olup olmadığı gibi onlarca konunun inceleme konusu yapılması gerekecek.

