İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, aradan sonra tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun çapraz sorgusuna geçildi.

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın, “Adem Soytekin’le tanışıklığınız ne zamana dayanıyor?” sorusuna İmamoğlu, “2007 ya da 2008 yılında ortak olduğum firmamın -henüz siyasette değilken- taşeronluğunu yaptığı projelerimiz oldu. O günden beri tanırız. Hem Beylikdüzü Belediyesi döneminde hem de büyükşehir belediyesi döneminde kurumlara iş yaptığını da biliyorum. Şu konuştuğumuz diyalog kadar bir iş için Adem Bey’le sohbetim de olmamıştır ama şantiye ziyaretlerimde karşılaşmışımdır. Yüklenicim iken dahi böyle bir teknik sohbetimiz olmamıştır.” şeklinde yanıt verdi.

“Adem Soytekin ifadelerinde genel itibarıyla şunu anlatıyor. ‘Belediye adına kreş, deprem konutu, okul gibi yapımlarında kendi firmamdan bunun bütçesini karşılamak suretiyle iş yaptım. Muhasebecilerimin beni yönlendirdikleri iş adamlarından nakit, çek, bazen gayrimenkul olarak aldım.’ diyor. Şimdi burada anlamaya çalıştığımız husus şu, burada resmi olarak bir iş yüklenmesi söz konusu mu Adem Bey’in? Uygulanan usul bu mu?” sorusu üzerine İmamoğlu, “Uygulanan usul bu Sayın Başkan. Çok net, Türkiye’nin gerçeği bu. Kimsenin ruhsatsız ya da temelsiz inşaatından bağış almadım. İnsanlarla arkadaşlarımla konuştuğumu biliyorum. Kimseyle de birebir muhatap olmadım. Ama arkadaşlarımın kamu yararına, kamu faydasına konuştuğunu adım kadar iyi biliyorum. Çünkü bunların neredeyse tamamının açılışını yaptık. Bunun adında ne irtikap vardır ne rüşvet vardır.” ifadelerini kullandı.

‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davası! İmamoğlu savunmasını tamamladı

191 MİLYON LİRALIK PARA TRANSFERİ

İmamoğlu, Aylan’ın “Bu bağışlara ilişkin, iş adamlarına resmi bir işlem yapıldı mı? Mesela D. Holding’in Adem Soytekin’e deprem konutu adı altında gönderdiği bir para var mesela.” sorusunu ise “Bağış yapanlara resmi yapılan işlemler var. Orada depremle ilgili bir barınma yeri yapılacaktı. Çünkü onların da bir bölümünü KİPTAŞ üzerinden koordine ettiler, sahaya müşavirlik hizmeti verdiler. Çok önemli, ciddi bir yerleşkeydi.” diye yanıtladı.

“191 milyon lira olarak banka dekontları dosyada gözüküyor. Mesela, bu parayı gelip niye belediyeye deprem konutu yapılması için şartlı bağış yapmıyor? Belediye bunu resmi yapmıyor da niye Adem Soytekin üzerinden dönüyor bu?” sorusu üzerine İmamoğlu, “İşin protokolü vardır, o dönemdeki hızı vardır. Mesele, bu işin kamu yararına dönüşüp dönüşmediği meselesidir. Mesele rızalık meselesidir. Rızalık alınmıştır, rızalık karşılıklı yürütülmüştür. Herkes yapılan işten memnun olmuştur. Sürecin detaylarına hakim olmamakla birlikte, en azından başlangıcında da sonunda da o insanlarla karşılaştığımda herkes memnuniyetini belirtmiştir.” dedi.

Sanıklardan Ertan Yıldız’ın “2023 yılının ikinci yarısında Saraçhane’deki bir toplantıda Can Akın Çağlar ve Ekrem İmamoğlu ile birkaç kişinin daha bulunduğu yerde Ekrem İmamoğlu, Can Akın Çağlar’a ‘D. Holgind ile olan 10 milyon dolar ile ilgili ne yaptın?’ diye sordu. Can Bey de resmi olarak bu parayı nasıl tahsil edeceklerini şirketin CEO’su Hüsnü Bey ile görüştüklerini söyledi. Ekrem İmamoğlu, ‘Paranın tamamını resmi vermelerine gerek yok, büyük bir kısmını gayriresmi alalım. Seçimler yaklaşıyor, paraya ihtiyaç olacak.’ şeklinde konuştu.” ifadelerinin yer aldığı beyanı sorulan İmamoğlu, “Ertan gibi artık her yönüyle ne yazık ki beni de şaşırtan, kurum içindeki birçok yapmaması gereken işleri yapmış birisinin sözleri benim için muteber değildir. Sizin önünüzde şu anda onun aleyhine üç tane daha bana göre muteber beyan var, onları dikkate almanızı öneririm.” ifadelerini kullandı.

Sanık İmamoğlu, “Ertan Yıldız’ın anlatımlarında da yine ‘İBB üst yönetiminde olduğum için farklı tarzda yapılanmaları gördüm.’ diye başlayan ifadesi var. İddianamede de geçiyor, sistem, yapılanma ne olarak adlandırılıyorsa bu şahısların bu anlatımları nedir, neye ilişkindir? Belediye içerisinde bu şekilde ayrı bir yapılanma var mı?” sorusuna, “Ekrem İmamoğlu’nun ortaya koyduğu her organizasyon şeması bilimseldir, kurumsaldır ve kurumun menfaatinedir. Karşısı asla ve asla mümkün değildir. Herkesten faydalanmaya gayret etmişizdir. Yani Büyükşehir Belediyesi içerisinde olan bütün bürokratlardan azami derecede faydalanmayı ve faydayı, verimliliği en üst seviyeye çıkartmayı hedefleyen çalışma biçimini ortaya koyma gayreti içerisinde olmuşuzdur.” diye cevap verdi.

Tutuksuz sanıklardan İBB çalışanı harita mühendisi Yakup Öner ile tanışıklığının sorulması üzerine ise İmamoğlu, “Yakup Öner’in Beylikdüzü’nde görev yapan bir arkadaş olduğunu biliyorum. Kabiliyetleriyle ilgili, özellikle arazi, imar uygulamaları gibi hususlardaki yeteneklerini o dönemdeki çalışma arkadaşlarından dinlemiştim. Ben de kendisinin bu göreve devam etmesini ve hizmet etmesini talep ettim. Yakup Öner’le diyaloğumuz bu şekildeydi. İfade edildiği gibi bir başkan danışmanı statüsünden ziyade, teknik bir danışman olaraktı. Yani özel kalem üzerinden teknik danışman olarak hizmet aldığınız bir arkadaştı.” diye konuştu.

Denizin üzerinde dev fabrika! Bakan Bayraktar: Osman Gazi deniz tabanına 20 zincirle sabitlenecek

ELDEN ALINAN 100 BİN DOLAR

İmamoğlu, kendisine yöneltilen Yakup Öner’in elden 100 bin dolar para aldığı iddiasını reddetti.

Öner’in, “Ekrem İmamoğlu’nun sisteminde belediye içerisinde Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız vardır. Biri diğerine talimat veremez, alanına müdahale edemezdi. Murat Ongun, Fatih Keleş’i kendi alanına sokmadı, Ertan da sokmak istemedi ancak bazı yerlerde sokmak zorunda bırakıldı. Sistem dışındaki adamları ise Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin, Hüseyin Köksal’dır.” şeklindeki ifadesi sorulan İmamoğlu, “Bunun adı sistem değil ki, bunun adı Ekrem İmamoğlu’nun liderlik anlayışı. Talimat vermiyorum, Fatih Bey’e ‘Şuna bakar mısın?’ diyorum, o da ‘Bakarım.’ diyor. Fatih Bey bütün seçimlerimde birebir omuz omuza çalıştığım bir kardeşimdir, arkadaşımdır. Ekrem İmamoğlu’nun organizasyonu gayet usule uygundur, kalitelidir, içinde sistem diye bir tarif yoktur.” savunmasında bulundu.

Adem Soytekin’in “Cezaevinde avukatlar aracılığıyla şahsımı ciddi baskılarla milletvekilliği teklifi yapılarak, hatta el yazılı Ekrem İmamoğlu’na ait notlar tarafıma okutularak susturulmaya çalışıldım. Hatırladığım notlardan birisi de ‘Adem dik dur, bizi satma.’ içerikli nottur.” şeklinde ifadesi aktarılarak “Siz Adem Bey’e böyle bir not gönderdiniz mi?” sorusu yöneltilen İmamoğlu, “Hatırlamıyorum ama ‘dik dur’ güzel laf yani. Beğendim, demişsem demişim ama öyle bir not yazmadım. Hani durup durmama kendi takdirinde. Keşke herkes dik dursa, horan dik oynanır bizim orada da. Belki oradan aklıma gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

İstanbul’da ‘Balina James’ operasyonu: Eşi adına kayıtlı 9 lüks araca el konuldu

DEVREDİLEN VİLLALAR

Sanık İmamoğlu, iddianameye konu devredilen villa meselesinin sorulması üzerine, şunları söyledi:

“Devredilen villa değil, devredilen bir şirket. Şirketin sahip olduğu iki ev. Yani aile olarak oturmayı planladığımız, 2019’da şirketim olarak satın alınan bir evin hemen önündeki iki ev. Bu iki evi bu arkadaş satın alıyor. Satın alırken de aldıktan sonra da firmamın sorumlusuyla irtibatlı oluyor. ‘Ne yapalım, alalım mı, edelim mi, üçüncüyü de alalım mı?’ diye anlatıyor hatırladığım. Yani orada üçüncü bir ev var. Onu alamayınca ikisi kalıyor. Bu ikisi yaklaşık 35 yıllık, deprem güçlendirmesine tabi tutuluyor. O ara arkadaşlar görüşüyor, buradaki iki evi almak istiyorlar. Toplam büyüklüğü 450 metrekare olan iki eve karşılık, toplam büyüklüğü 1500 metrekare üç tane ev veriliyor. Bu 1500 metrekare villa artı 500 bin dolara, bu evlerin devredilmesiyle ilgili önce bir anlaşma yapılıyor. Birinci anlaşmada 87 milyon lira artı 500 bin dolar ödeme artı bir villa diye anlaşılıyor. 87 milyon lirayı bir yılda ödemeyince buna karşılık iki tane daha villa veriyor firmamız. Dolayısıyla alınan deprem güçlendirmesi yapılan iki villa ve verilen de üç villa artı 500 bin dolar. Yani size ifade edildiği gibi kar etmedim, zarar ettim.”

Duruşma, İmamoğlu’nun çapraz sorgusuyla devam ediyor.