
İngiltere, işgal altındaki Batı Şeria’daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik ticaret yasağı getireceğini duyurdu.
İngiltere, işgal altındaki Batı Şeria‘da yer alan yasa dışı İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik ticaret yasağını yürürlüğe koymaya hazırlanıyor.
Londra yönetimi adımı iki devletli çözüme destek gerekçesiyle atarken, İsrail ve ABD karara tepki gösterdi.
Temmuz ayında göreve gelen İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, İsrail politikasını sıfırlamak istediğini belirtmişti.
Miliband, ticaret yaptırımlarını gün içinde resmen açıklayacak.
Reuters ajansının aktardığına göre İngiltere Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden, yerleşim faaliyetlerindeki hızlanmanın yaptırımları acil hale getirdiğini, ancak İsrail’in İngiltere için önemli bir ticaret ortağı kalmayı sürdüreceğini dile getirdi.
Karar, uluslararası alanda giderek yalnızlaşan İsrail’de öfkeye yol açtı.
İsrail Cumhurbaşkanı İzhak Herzog, İngiltere’yi Ekim ayı sonunda yapılacak seçimlere müdahale etmekle suçladı.
Herzog, yaptırımların “tarihin yanlış tarafında yer alan vahim bir hesap hatası” olacağını savundu.
Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise İngiltere’nin Tel Aviv Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesi çağrısında bulundu.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, BBC’ye yaptığı açıklamada, söz konusu adımı “Yahudi halkına yönelik ayrımcılık” olarak nitelendirdi.
Huckabee, kararın İngiltere’nin bazı ABD eyaletleriyle ticaretini sınırlayabileceği uyarısını yaptı.
Bazı ABD eyaletleri, İsrail’i boykot eden şirketlerin kamu ihalelerine, tedarik süreçlerine veya kamu yatırımlarına katılmasını yasaklıyor.
Başbakan Andy Burnham liderliğindeki İngiltere hükümeti, önceki İşçi Partisi Başbakanı Keir Starmer’ın çizgisini sürdürüyor.
İngiltere, Starmer döneminde 2025 yılında iki devletli çözümü teşvik etmek amacıyla Filistin devletini tanımış, geçtiğimiz Haziran ayında ise Batı Şeria’daki şiddeti finanse eden ve uygulayan ağlara yaptırım getirmişti.
Burnham, ABD Başkanı Donald Trump ile pazartesi günü yaptığı telefon görüşmesinde iki devletli çözümün önemini vurgulamıştı.
İşçi Partisi içindeki birçok milletvekili Miliband’in hamlesini memnuniyetle karşıladı. Bir parlamenter ise yasağın bazı kesimler için yetersiz kaldığını, özellikle seçim bölgelerinde yoğun Yahudi nüfus barındıran temsilciler için ise fazla ileri giden bir adım olarak görüldüğünü aktardı.
Yıllık 6 milyar sterlinlik (8,12 milyar dolar) ikili ticaret hacmi üzerindeki etkinin asgari düzeyde kalması öngörülüyor.
Yerleşimlerden gelen ürünler çoğunlukla taze tarım ürünleri ve şaraptan oluşuyor ve İsrail’in toplam ticaretinin çok küçük bir kısmını teşkil ediyor.
Birleşmiş Milletler kurumları ve İngiltere dahil çoğu ülke, Batı Şeria’daki yerleşimleri yasa dışı, bölgeyi ise askeri işgal altındaki topraklar olarak kabul ediyor.
İsrail yönetimi bölgenin işgal altında değil “ihtilaflı” olduğunu öne sürüyor.
Son dönemdeki kaygıların odağında, Kudüs yakınlarında bağımsız Filistin devletinin toprak bütünlüğünü kesintiye uğratacak E1 yerleşim projesi yer alıyor.
İngiltere ve Avrupa ülkeleri projeyi ağustos ayında eleştirmişti.
İspanya, İrlanda ve Hollanda yerleşim ürünlerinin ithalatını yasaklama kararı alırken, Fransa, Kanada ve Norveç bu yıl yerleşimleri hedef alan yaptırımlar uygulamıştı.
Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de daha önce İngiltere dahil çeşitli ülkelerin yaptırım listesine girmişti.

