
ABD’de “çocukların ruh sağlığına zarar verdiği” suçlamasıyla Meta’ya karşı açılan dava sürerken, şirketin eski bir çalışanı, Meta’nın çocuk güvenliğinden ziyade finansal çıkarları önceliklendirdiği iddiasında bulundu.
Yargıç Yvonne Gonzalez Rogers’ın baktığı California eyaletinin Oakland kentindeki bölge mahkemesinde dün görülmeye başlanan davaya devam edildi.
Davacıları temsilen dünkü duruşmada söz alan California Başsavcı Yardımcısı Megan O’Neill ve Meta adına savunma yapan avukat Paul Schmidt’in ardından konuşmaya başlayan eski şirket çalışanı Arturo Bejar, bugün de kürsüdeki yerini aldı.
Daha önce Meta’da mühendislik direktörü olarak çalışan Bejar, şirketin çalışanlarını ödüllendirirken anlamlı sosyal etkileşimler ve günlük aktif kullanıcılar gibi ölçütleri kullandığını, dolayısıyla güvenlikten ziyade etkileşime ve kara öncelik verdiğini belirtti.
Meta’nın kullanıcıları mola vermeye teşvik eden aracının “başarısız olması için tasarlandığını” iddia eden Bejar, bu aracın varsayılan ayar olarak sunulmadığını ve gönderdiği hatırlatıcıların kolayca görmezden gelinebildiğini anlattı.
Bejar, Meta’nın 13 yaşından küçük milyonlarca kullanıcıyı tespit edebilecek teknolojiye sahip olmasına rağmen, uzun vadeli finansal çıkarlar uğruna, “sorma, söyleme” politikası uygulayarak bu soruna kasten göz yumduğunu öne sürdü.
Meta Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg’in pek çok karar alma sürecine bizzat dahil olduğunu ifade eden Bejar, “Mark bir şeyi öncelik haline getirdiğinde, aylar içinde dağlar yerinden oynar.” dedi.
META, SUÇLAMALARI REDDETMİŞTİ
Davacıları temsilen dünkü duruşmada söz alan O’Neill, Meta’nın iş modelinin, “kullanıcıları kendine bağlamak ve verilerini toplamak” üzerine kurulu olduğunu iddia etmişti.
O’Neill, Meta’nın platformlarının çocuklar için oluşturduğu risklere dair gerçekleri gizlediğini ve şirketin kendi yürüttüğü ruh sağlığı araştırmalarına aktif olarak müdahale ettiğini öne sürmüştü.
Meta ise kar amacıyla çocukları Facebook ve Instagram platformlarına kasıtlı olarak bağımlı hale getirmeye çalıştığı yönündeki suçlamaları reddetmişti.
Şirketin avukatı Schmidt, Meta’nın sosyal medyanın zararları hakkında bilgi paylaşma konusunda bir geçmişi olduğunu, içerik ve yaş sınırı politikalarını uygulamanın karmaşık bir süreç olduğunu ve çalışanların platformların kullanıcı refahı üzerindeki etkisini iyileştirmek için aktif olarak çalıştığını savunmuştu.
Meta’nın eski çalışanı Bejar da dünkü ilk ifadelerinde, şirketin platformlarının gençlere zarar verdiğinin farkında olduğunu, güvenlik ve emniyetin ancak sonradan gündeme geldiğini, ayrıca şirketin kamuya açık raporlarında kullanıcılar arasındaki zararların yaygınlığını olduğundan daha düşük gösterdiğini iddia etmişti.
Aralarında “sosyal medyanın çocuklarının ölümünde payı olduğunu” söyleyen ebeveynlerin de bulunduğu göstericiler, mahkeme binası önünde toplanarak Meta’yı protesto etmişti.
DAVANIN HAFTALARCA DEVAM ETMESİ BEKLENİYOR
Haftalarca sürmesi beklenen davada, Meta CEO’su Zuckerberg ve Instagram Başkanı Adam Mosseri’nin yanı sıra mevcut ve eski çalışanlar ile psikoloji uzmanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin dinlenmesi bekleniyor.
Duruşmalarda, Meta’ya dava açan 29 eyaletten California, Colorado, Kentucky ve New Jersey’nin eyalet yasalarına, diğer eyaletlerin ise federal yasalara dayanan iddiaları ve şirketin savunmaları ele alınacak. Diğer 25 eyaletin “tasarım ve bağımlılık” suçlamaları ise daha sonra ayrı duruşmalarda görülecek.
Jürinin yalnızca danışma rolü üstleneceği davada, Meta’nın sorumlu olup olmadığı ve uygulanacak ceza veya yaptırımlara ilişkin nihai kararı Yargıç Yvonne Gonzalez Rogers verecek.
Davanın sonucunun diğer eyaletlerdeki davalara yön verebileceği, Facebook ve Instagram’ın işleyişini değiştirebileceği ve Meta’yı milyarlarca dolar ceza ödemeye zorlayabileceği değerlendiriliyor.
Meta, davayı kaybetmesi halinde 1,4 trilyon dolara varan cezalarla karşılaşabileceğini belirtirken, bu miktarın şirketin piyasa değerine yakın ve hukuk tarihinde benzeri görülmemiş bir büyüklükte olduğu ifade ediliyor.

