
İngiltere’de Norfolk Yaban Hayatı Vakfı bünyesindeki Trinity Broads doğa koruma alanının müdürü Eilish Rothney, konteyner ofisinde bir yaban arısı kovanıyla birlikte çalışıyor.
İngiltere’De Norfolk Yaban Hayatı Vakfına bağlı Trinity Broads doğa koruma alanının müdürü olan Eilish Rothney, dönüştürülmüş bir nakliye konteynerinden oluşan ofisinde bir yaban arısı kolonisinin yuva kurduğunu fark etti.
Rothney o anı, “Kovanı doğrudan kapımın iç tarafına inşa ettiler” sözleriyle anlatıyor:
“İlk düşüncem, ‘Eyvah, bundan hemen kurtulmam gerek’ oldu. Fakat sonra durup düşündüm: ‘Bir dakika, neden? Bunu neden yapmak zorundayım?'”
Bu kararın üzerinden iki ay geçtikten sonra Rothney, artık boyu bir metreyi aşan ve klasörlerle dolu koca bir kitaplığı tamamen kaplayan kovanla aynı ofisi paylaşıyor.
Arıların, çiğnenmiş odun hamurundan ürettikleri binlerce hücreyi üst üste yığarak ofis duvarını kapladığını belirten Rothney, bu yapıyı “harika renk katmanlarından oluşan, dünyanın en tuhaf arşiv sistemi” olarak nitelendiriyor.
Yeni çalışma arkadaşlarını ofisten tahliye etmek yerine duruma uyum sağlayan Rothney, arıların rahatça uçabilmesi için pencereyi açık bırakıyor.
The Guardian gazetesine konuşan Rothney, “Yanlarından sanki tarlada otlayan bir inekmişim gibi sakince geçip gidiyorum. Arıların benim orada olmamla bir alıp veremediği yok. Ofiste vakit geçirdikçe onlarla bir arada olmaya daha çok alıştım” diyor.
Kovanda kraliçe arı sürekli yumurtlarken, işçi arılar dışarıdan yiyecek bularak larvaları besliyor. Larvalar da buna karşılık yetişkin işçi arıların tükettiği şekerli bir sıvı salgılıyor.
Rothney, kovandan yükselen hafif mırıltıya benzer bir ses duyulduğunu, bunun koloniyi serin tutmak için çırpılan binlerce kanattan kaynaklandığını tahmin ettiğini belirtiyor.
Rothney durumu, “Sanki koloninin kendisi tek başına yaşayan bir organizma gibi” sözleriyle tarif ediyor.
Arılar tarafından sokulmaktan korkmadığını belirten Rothney, “Sivrisinek ısırığından çok daha kötü olmayacaktır” diyerek kendisi kadar hevesli olmayanlara şu tavsiyede bulunuyor:
“Böcekler, belirli kişilerin kendilerine zarar vermeyeceğini öğrenir. Sadece sakin olun, bunu hissedecekler ve kendilerini tehdit altında görmeyeceklerdir.”
Yaban hayatına dair hassasiyetinin üniversitedeki bir ekoloji saha gezisine dayandığını söyleyen Rothney, bu ilgiyi “her şey arasındaki karmaşık ilişkileri anlamanın getirdiği bir tür şiirsellik ve güzellik” olarak tanımlıyor.
Günümüzde “zararlı” etiketinin bu kadar kolay yapıştırılarak doğrudan yok etme yetkisi gibi görülmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Rothney, “İnsanların yaban arılarını sevmemesi anlaşılır bir durum. Ancak iş kolayımıza geldiği için canlıları öldürme alışkanlığından vazgeçmeliyiz. Bu yaklaşımla doğaya çok büyük zarar veriyoruz” diyor.
Rothney, her yıl ağustos ayında piknik yapanları rahatsız eden yaban arılarını da savunuyor.
Yaz sonuna doğru larvaların şekerli sıvı üretmeyi bıraktığını ve yetişkin işçi arıların birden temel besin kaynaklarından mahrum kaldığını belirten müdür, süreci şöyle açıklıyor:
“Zavallı hayvanlar aç kalıyor. Bu aralarındaki bir savaş değil, sadece çaresizler. Onlara bu şekeri sağlayalım ve belki de akşamları birilerinin birasından uzak tutmuş oluruz.”
Doğaya karşı daha fazla hoşgörü gösterilmesini dileyen Rothney, “Burada çalışmaktan gurur duyuyorum. Üstelik bu yıl vakfımızın 100. yıl dönümü, belki de yaban arıları bunu kutluyordur.” diye ekliyor.
Sonbaharda havaların soğumasıyla birlikte kraliçe arının yumurtlamayı keseceğini, erkek ve işçi arıların öleceğini ve yeni kraliçe adaylarının kış uykusuna yatmak üzere yuvadan ayrılacağını belirten Rothney, kış geldiğinde kovanın tamamen boşalacağını ifade ediyor.
Rothney, “Gittiklerinde üzüleceğim. Onlara karşı annelik şefkati besliyorum. Gittiklerinde çok tuhaf olacak çünkü çıkardıkları o ses bile harika.” diyor.
Kovan boşaldığında ne yapacağı sorulduğunda ise Rothney, “Gittikten sonra, içerisinin nasıl göründüğünü anlamak için kovanı çok dikkatli bir şekilde parçalara ayırmayı deneyeceğim.” yanıtını veriyor.
O zamana kadar ofisteki kitaplık rafları yaban arılarına ait kalmaya devam edecek.

