
Van Gölü’nün kıyı çizgisi, değişen iklim koşullarıyla yeniden şekilleniyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, sıcaklık artışının buharlaşmayı hızlandırdığını, sonbahar yağışlarının azalmasıyla yağış rejiminin değiştiğini belirtti. Alaeddinoğlu, sığ kıyılarda küçük bir su seviyesi düşüşünün bile yatayda yüzlerce metrelik alan kaybına yol açabileceğini söyledi.
‘Koruma altına alınmalı’
TBMM Genel Kurulu’nda gündem dışı söz alan Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van Gölü’nün iklim krizinin etkisiyle tehdit altında olduğunu belirterek kanunla koruma altına alınmasını istedi. Sayyiğit, bazı dönemlerde gölde yatay çekilmenin 200 metreyi bulduğunu belirterek önlem alınması çağrısında bulundu.
Alan kaybedecek
Van Gölü’nün kapalı bir havza olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Alaeddinoğlu, su seviyesinin yağış, sıcaklık ve buharlaşma arasındaki dengeye bağlı olduğunu söyledi. Son 20-25 yılda sıcaklıkların önemli ölçüde arttığını belirten Alaeddinoğlu, bunun buharlaşmayı hızlandırarak gölde alan kaybına yol açtığını ifade etti. “Burası kapalı bir havza. Dışarıdan su getirme şansınız yok. Havzaya düşen yağışın yönetilmesi gerekiyor” diyen Alaeddinoğlu, iklim değişikliğinin gölün aleyhine işlediğini vurguladı.
Şiddetli buharlaşma
İklim modellerinin havzanın gelecekte daha fazla sıcak hava dalgasının etkisinde kalacağına işaret ettiğini belirten Alaeddinoğlu, sıcaklık artışının yanı sıra yağış rejiminin de değiştiğini söyledi. Sonbahar yağışlarının son 10-20 yılda belirgin şekilde azaldığını, yağışların ilkbahara kaydığını belirten Alaeddinoğlu, bunun gölün su dengesini olumsuz etkilediğini kaydetti.
‘Tamamen kurumaz ama…’
Van Gölü’nün yaklaşık 400 metre derinliğinde olduğunu ve tamamen kurumasının beklenmediğini belirten Alaeddinoğlu, asıl riskin sığ kıyılarda yaşanacağını söyledi. “Özellikle sığ kıyı alanlarında, gölün çekilmesiyle birlikte bazı bölgeler kara parçası haline gelecek” diyen Alaeddinoğlu, havzanın daha sıcak ve kurak bir iklime doğru ilerlemesiyle çekilmenin şiddetlenebileceği uyarısında bulundu. Göldeki değişimin yalnızca ekolojik değil, içme ve tarım suyu açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Alaeddinoğlu, gelecek yıllarda alan kaybının daha görünür hale gelebileceğini söyledi.
‘Kar yağışı çok önemli’
Kar yağışının Van Gölü havzasındaki su döngüsü açısından kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, karın yeraltı su sistemlerini besleyerek suyun daha uzun süre korunmasını sağladığını söyledi. Yağışların kar yerine yağmur şeklinde gerçekleşmesinin havzanın “su hafızasına” zarar verdiğini belirten Alaeddinoğlu, gölün seviyesini yükseltmenin mümkün olmayabileceğini ancak su kalitesinin korunabileceğini vurguladı.
‘Çekilme yüzlerce metreyi buluyor’
Van Gölü’nde çekilmenin kıyının yapısına göre değiştiğini belirten Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, sığ bölgelerde küçük bir su seviyesi düşüşünün bile yatayda yüzlerce metrelik çekilmeye neden olabildiğini söyledi. Alaeddinoğlu, bazı bölgelerde çekilmenin birkaç yüz metreyi aştığını, derinliğin hızla arttığı kıyılarda ise aynı su kaybının daha sınırlı bir alan değişimine yol açtığını kaydetti.
Van Gölü’nün eşsiz güzelliği
Van Gölü kıyısında tatlı su ile sodalı göl suyunun buluşması, su yüzeyinde ebru sanatını andıran eşsiz desenler oluşturuyor. AA muhabirinin görüntülediği bu doğal oluşum, Van Gölü’nün benzersiz güzelliklerinden birini ortaya koyuyor. Ancak iklim değişikliğiyle hızlanan buharlaşma ve değişen yağış rejimi, gölün su dengesini ve kıyılarını tehdit ediyor.


