Takviyeler çözüm değil.

Zincirleme Reaksiyon’un bu haftaki bölümünde bağırsak sağlığı ile beyin arasındaki ilişkiyi masaya yatırdı. Prof. Dr. Yaşar Çolak, takviyelerle alakalı da konuştu.

Her Cuma NTV ekranlarında, Seda Öğretir moderatörlüğünde izleyiciyle buluşan Zincirleme Reaksiyon, bu haftaki bölümünde bağırsak sağlığı ile beyin arasındaki ilişkiyi masaya yatırdı. Programın konukları sevilen müzisyen Bahadır Tatlıöz ve Gastroenteroloji ve İleri Endoskopik Uygulamalar Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Çolak oldu.

 

Programda, dijital çağda insanların kapasitesini aşan bir veriye maruz kaldığı, aynı zamanda beyin fonksiyonlarının giderek daha az kullanıldığı konuşuldu.

BAĞIRSAK GERÇEKTEN İKİNCİ BEYİN Mİ?

Prof. Dr. Çolak, bağırsak ile beynin birbirinden ayrı değil, iç içe geçmiş iki sistem olduğunu vurguladı. Bağırsağın ikinci beyin olarak anılmasının nedenini ise birçok hormonu sentezlemesine bağlayan Çolak, halk arasında mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin yüzde 90’ının bağırsakta üretildiğini belirtti. Çolak, “Bağırsağınız mutluysa siz de mutlusunuz” dedi.

 

Karbonhidratlar, hazır gıdalar, fast food, tatlılar, şekerli ürünler ve tatlandırıcılar için “şüpheli” ifadesinin fazla masum kaldığını söyleyen Prof. Dr. Çolak, bu gıdaların bağırsakta yaşayan trilyonlarca bakteri, virüs, mantar ve mayayla ilk temas eden maddeler olduğunu anlattı. 

 

Bu gıdalarla beslenen bakterilerin zararlı atıklar, yani toksinler ürettiğini, bunların bağırsaktan emilerek dolaşıma karıştığını ve beyin dahil tüm organları etkileyebildiğini ifade etti.

“HİÇBİR TAKVİYEYİ ÖNERMİYORUM”

Hastalarından en sık “Sağlıklı bağırsak için hangi takviyeyi alayım, hangi probiyotiği kullanayım?” sorusunu aldığını söyleyen Prof. Dr. Çolak “Hiçbir takviyeyi önermiyorum. Net bir şekilde. Bu, sosyal medyada empoze edilenin aksine bir görüş ama tamamen bilimsel veriyi size sunuyorum” dedi.

 

Çolak’a göre sağlıklı, gıdaya ulaşabilen ve vücudunda eksiklik bulunmayan kişilerde multivitamin, probiyotik, kolajen, magnezyum, omega-3 ve D vitamini gibi takviyelerin faydası yok. Gereksiz verilen takviyelerin fayda yerine zarar getirebildiği de vurguladı.

 

Takviyelerin cazibesini “kolaylığına” bağlayan Çolak, insanların suçlu gıdalardan uzak durmak yerine takviye alıp o gıdaları yemeye devam etmeyi tercih ettiğini söyledi.

 

Prof. Dr. Çolak “Hiçbir spor yapmayacaksınız, sağlıklı gıdayla beslenmeyeceksiniz, düzenli uyumayacaksınız ama o bir tane takviyeyi alınca çok sağlıklı olacaksınız. Maalesef bu kadar kolay değil” dedi.

 

“KASINIZ YOKSA ENERJİ SANTRALİNİZ YOK DEMEKTİR”

Pahalı çözümlere gerek olmadığını belirten Prof. Dr. Çolak, hastalarına her zaman günlük yarım saatlik yürüyüş önerdiğini söyledi. Yürüyüşün ve sporun bağırsak florası, beyin, hormonlar, kaslar ve enerji düzeyi için olumlu etkileri olduğunu ifade etti. 

 

Hücrelerin enerji santrali olan mitokondrinin en çok kasta bulunduğunu hatırlatan Çolak, şöyle konuştu: 

 

“Sizin kasınız yoksa enerji santraliniz yok demektir. Spor yapmak kaslarınızı korumaya, enerji üretmenize yardımcı oluyor.”