HABER MERKEZİ / Milli Savunma Bakanlığı, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada Libya Temsilciler Meclisi’nin deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasını memnuniyetle karşılarken, Mısır ile de benzer bir anlaşma imzalamaya hazır olunduğunu bildirmişti.

Bakanlık, Türkiye ile mutabakat yapılması durumunda Yunanistan’a kıyasla 15 bin kilometrekareden daha fazla deniz yetki alanına kavuşacağını aktarmıştı.

Bu kritik gelişme tıpkı Libya ile varılan mutabakatta da olduğu gibi Atina’da alarm zillerini yeniden çaldırdı.

‘GÜÇ DENGESİNİ DEĞİŞTİRECEK HAMLE’

Yunan basınından Huffington Post tarafından yayımlanan analizde “Türkiye, diplomatik nüfuz alanında yeni bir adım atarak Doğu Akdeniz’deki güç dengesini değiştirmeye çalışıyor. Kahire ile deniz sınırlandırma anlaşması önerisi ve bu anlaşmanın Mısır tarafında Yunanistan ile olası bir anlaşmaya kıyasla yaklaşık 15 bin kilometrekare daha fazla deniz yetki alanı sağlayabileceği iddiası, açık bir jeostratejik etki yaratıyor” denildi.

‘EN BÜYÜK SINAV’

Olası bir anlaşmanın Atina açısından da sonuçlarına dikkat çeken Yunan basını “Böyle bir anlaşmanın sonuçları, deniz bölgelerinin sınırlandırılmasından çok daha geniş kapsamlı olacaktır. Bölgesel dengeleri etkileyebilir, Atina ve Kahire arasındaki stratejik yakınlaşmayı test edebilir ve Türkiye’nin emellerine yeni bir ivme kazandırabilir. Yunanistan en büyük sınavlardan biriyle karşı karşıya. Mesele sadece Mısır’ın Türkiye’nin teklifini kabul edip etmeyeceği değil, Atina’nın Kahire ile ilişkilerini zamanında güçlendirmek için siyasi iradeye ve stratejik öngörüye sahip olup olmadığıdır” ifadeleri kullanıldı.

‘KİLİT NOKTASI’

Bununla birlikte haberde Türkiye’nin bölgedeki stratejisine yönelik iddialarda bulunularak “Ankara, Kahire ile ikili yaklaşımı bölgesel ortamı yeniden şekillendirme aracı haline getirmeyi amaçlıyor. Özellikle 2019 Türk-Libya muhtırasının yol açtığı tepkilerden sonra, bir anlaşma Türkiye için önemli bir diplomatik başarı olacaktır. Bu strateji, Türkiye’nin bölgesel nüfuzunu genişletme, enerji ve denizcilik rekabetlerinden yararlanma ve diğer devletlerin Türkiye’nin iddialarına karşı ortak bir cephe oluşturma yeteneğini sınırlama yönündeki daha geniş bir çabanın parçasıdır. Mısır, coğrafi konumu, siyasi ağırlığı ve Libya ile Arap dünyasındaki etkisi nedeniyle bu çabada çok önemli bir kilit noktasıdır” denildi.

‘TERCİH YAPMASINI İSTEYEMEYİZ’

Atina’nın Mısır’dan Türkiye ile Yunanistan arasında tercih yapmaya yönelik bir istekte bulunmasının mümkün olmadığına dikkat çekilen haberde “Kahire için Yunanistan’ın Türkiye’ye kıyasla iş birliğini istikrarlı ve faydalı bir stratejik seçenek haline getirmesi gerekiyor” ifadesinde bulunuldu.

‘ATİNA İÇİN KRİTİK TUZAK’

Son olarak haberde ‘Yunanistan için kritik tuzak” olduğu belirtilerek “Bizim için en kritik tuzak, Mısır’ın mevcut tutumunun gelecekteki davranışlarını otomatik olarak garanti edeceğini varsaymak olurdu. Mısır, Yunanistan’ın çıkarlarına hizmet etmek için dış politika özerkliğinden vazgeçmeyecek. Kendi çıkarlarına hizmet ettiğine inandığı sürece Türkiye ile iletişim kanallarını sürdürmeye devam edecektir.

Ankara tam da bu gerçeklik üzerinden devreye girdi. Kahire ile yakınlaşma yeni bir ivme kazandı ve deniz bölgeleri önerisi, siyasi yaklaşımı somut bir stratejik ortaklığa dönüştürme girişimi olarak değerlendiriliyor. Bu sınav, Atina’nın Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri şekillendirebileceğini mi yoksa başkalarının girişimlerine tepki vermeye devam mı edeceğini gösterecek” denildi.


NE OLMUŞTU?

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları Doğu Akdeniz’de kıyıdaş ülkelerin meşru haklarının korunması gerektiğine işaret eden kaynaklar, Mısır’a yönelik şu çağrıda bulundu:

“Mısır ile de karşılıklı menfaatler doğrultusunda Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin anlaşma imzalamaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Mısır’ın ülkemizle böyle bir anlaşma imzalaması halinde, Yunanistan ile yapabileceği muhtemel bir anlaşmaya kıyasla 15 bin kilometrekareden daha fazla deniz yetki alanına sahip olacağı değerlendirilmektedir. Ülkemiz, Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde korumaya, bölgesel barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamaya devam edecektir.”

Tahran’dan Türkiye vurgusu
33 ülke bizim bilmediğimiz neyi biliyor?