
Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz ismi Zeki Müren’in çocukluk yıllarında gölgesinde oynadığı, “Manolyam” adlı eserine ilham veren 300 yıllık ağaç, korunuyor.
Yaşamı boyunca 600’ü aşkın plak ve kaset dolduran ve “Sanat Güneşi” olarak tanınan Zeki Müren’in, çocukluk yıllarında gölgesinde oyunlar oynadığı ve ‘Manolyam’ adlı eserine ilham veren ağaca, sanatçının ve onun çocukluk arkadaşı olan babasının hatırasını yaşatmak isteyen Ahmet Aydın sahip çıkıyor.
Osmangazi ilçesinin tarihi Hisar semti Mollagürani Mahallesi’nde 18’inci yüzyıldan kalma konağın bahçesinde bulunan 300 yıllık manolya ağacı, yıllara meydan okuyan hikayesiyle dikkat çekiyor.
1931 yılında aynı mahallede doğan Zeki Müren’in çocukluk yıllarına kadar uzanıyor. Zeki Müren’in, 1955 yılında ilk kez seslendirdiği ve Türkiye’deki ilk Altın Plak Ödülü’nü kazandığı “Manolyam” adlı eserini, çocukluk döneminde altında oyunlar oynadığı bu ağaçtan ilhamla kaleme aldığı belirtiliyor.
Zeki Müren’in, “Koklamaya kıyamam, benim güzel manolyam” sözleriyle hafızalara kazınan eseri, heybetiyle dikkat çeken ağacın hikayesini de yaşatıyor.
Zeki Müren’in, lise dönemine kadar ailesiyle yaşadığı evin bulunduğu sokağın en önemli hatıralardan biri olan manolya ağacı, sanatçının çocukluk arkadaşı Hayrettin Aydın’ın oğlu Ahmet Aydın tarafından korunuyor.
Beş kuşaktır ailesinin yaşadığı mahallede metruk haldeyken aldığı tarihi konağı eşiyle emek verip restore eden Aydın, bugün otel olarak hizmet veren yapının duvarlarındaki fotoğraflar ve restoranında çaldığı şarkılarla da geçmişin izlerini yaşatıyor.
“BABAMIN VE ZEKİ MÜREN’İN HATIRASINI YAŞATIYORUM”
Babası Hayrettin Aydın ile Zeki Müren’in çocukluklarının manolya ağacının gölgesinde geçtiğini söyleyen ve sanatçının bu mahallede doğup büyüdüğünü anlatan Aydın, “Sanat Güneşi’miz Zeki Müren’imizin ilham almış olduğu ağaç. Zeki Müren’imiz bizim mahallemizde doğup, büyümüş. Şu emanetçisi olduğumuz yerin yaklaşık 100 metre ilerisinde dünyaya gelmiş. Rahmetli babamla ilkokulda birlikte okumuşlar. 1938-1942 yılları arasında bu ağacın altında, burada birlikte oynamışlar. Babamın ve Zeki Müren’in hatırasını yaşatmak için bu vefa borcuma sahip çıkıyorum. Biz burada emanetçiyiz ve bu kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak istiyoruz” diye konuştu.
Ağacın her yıl haziranın ilk haftasında çiçek açtığını, temmuz sonuna kadar da bu görünümünü koruduğunu söyleyen ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen misafirlerinin de manolyaya ilgi gösterdiğini dile getiren Ahmet Aydın, “Bursa’da görebileceğiniz en yaşlı manolya ağacı. Bursa manolyayı çok sevmiş, manolya da Bursa’yı çok sevmiş” dedi.
“Dünyada Elvis Presley neyse, bizim Zeki Müren’imiz de odur” diyen Aydın, Bursa’da da Bodrum’daki gibi bir Zeki Müren Müzesi açılması gerektiğini de belirtti.

