
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, PISA araştırmasına katılan okulların OECD tarafından seçildiğini belirterek, “Biz okullara hiçbir şekilde karışmadık. Bizim zaten müdahale etme yetkimiz de yok.” dedi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçları açıklandı.
PISA 2025 raporuna göre Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanları olmak üzere tüm temel alanlarda sıralamasını yükseltti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulundu.
“BAŞARININ YEGANE YOLU VESAYET ÇEMBERİNİN KIRILMASI”
PISA 2025 sonuçlarında Türkiye’nin nasıl başarı hikayesi yakaladığına ilişkin soru üzerine Tekin, “2013’te dershanelerin kapatılma mevzusu başlarken, Türkiye’de eğitim sisteminin başarılı olmasının yegane yolunun, eğitimin üzerindeki vesayet çemberinin kırılması olduğunu” söylediğini hatırlattı.
Bakan Tekin, OECD Eğitim ve Beceri Direktörü Andreas Schleicher ile yaptıkları çevrim içi toplantıda Schleicher’in kendisinden 2015’ten sonra Türkiye’nin yaşadığı “olağanüstü sıçramayı” diğer ülkelere anlatmasını istediğini belirtti.
“OKULLARI OECD SEÇTİ”
OECD’ye tüm okulların listesini verdiklerini dile getiren Tekin, “Hatta deprem bölgesinden iller de var. Yani dezavantajlı olduğunu varsaydığımız bölgedeki okullar da var, TÜİK’in sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi haritasına göre. Okulları OECD seçti. Biz okullara hiçbir şekilde karışmadık. Öğrencileri de okulları da OECD belirledi. Bizim zaten müdahale etme yetkimiz de yok.” diye konuştu.
PISA 2025 araştırmasında Türkiye’den özel okulların da yer alıp almadığına ilişkin soru üzerine Tekin, özel okulların da araştırmada yer aldığını belirtti.
“PISA sonuçlarında okul ortamının ve öğretmen niteliğinin iyileşmesinden de söz ediliyor. Bazı kesimler o okulların özellikle seçildiği iddiasını dile getiriyor. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?” sorusuna Tekin, şu yanıtı verdi:
“- TIMSS’de de gündeme getirdiler bu eleştiriyi. Bizim seçme imkanımız yok. Bu kısma hiç müdahalemiz yok. Eğitim öğretim ortamının iyileştirilmesi için attığımız adımlar var.
– Eğer bir sırada dört öğrenci otururken şimdi ortaöğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 12-13’lere düştüyse, öğrencinin konforu arttıkça yani eğitim öğretim ortamı daha nitelikli hale geldikçe başarı da beraberinde gelecek.
– Bütçe görüşmelerinde elimde eski okulların fotoğrafları vardı, 2002-2003’ten kalma. Mesela üstte cami var altı okul ve ilkokul tabelası. Böyle okullarımız vardı. Okulların daha ergonomik ortamlarda eğitim vermesiyle ilgili olarak okulların mimarisi ile ilgili sıfırdan çalışma yaptık.”

