“Yaşamımın, öyküdeki ye­şil incir ağacı gibi önümde dallanıp budaklandığını görüyor­dum. Her dalın ucunda tombul, mor bir incir gibi eşsiz bir gele­cek beni çağırıyor, bana göz kırpı­yordu. İncirlerden biri, eş, mutlu bir yuva ve çocuklardı; bir başkası ünlü bir şair, öteki parlak bir pro­fesör…”