Hızla gelişen dijital kimlik uygulamaları, 2030’a doğru fiziksel kartların yerini büyük ölçüde akıllı telefonların alabileceğine işaret ediyor. Ancak telefonun yeni cüzdana dönüşmesi, cihazın kaybolması veya çalınması halinde ortaya çıkabilecek güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor.

